Dilan gözlerini huzurla açtı. 4 yılın sonunda ilk kez bir sabah huzurla uyandı. Çünkü Adar'ın kokusu huzurdu. Ama bu huzur Dilan'ın canını yakıyordu. İnsanın huzur bulduğu yerde canı yanar mıydı? Bu nasıl bir şeydi? Hem öldürüyor hem de ölü bedenine son nefes oluyordu. Dilan yanında uyuyan adamı incelememek için hızla yataktan çıkıp elini yüzünü yıkadı. Hala eskisi gibi Adar geç kalkıyor Dilan erken kalkıyordu. Ama çok şey değişmişti. Bu değişmese ne olurdu ki? Dilan dolaba ilerleyip kendine siyah beyaz gömlek ve siyah kalem etek aldı. Altına siyah stilettolarını giydi. Saçlarını maşa yapıp makyaj yaptı. Hazır olunca yan odaya girdi. Poyraz yeni uyanmışa benziyordu. Dilan gülümseyerek oğlunun yatağına oturdu. "Günaydın bebeğim." Poyraz yataktan doğruldu. "Günaydın anne." Diyip kollarını

