Aşkı bulunca doya doya yaşamalı insan. Ne hissediyorsa onu ta derinlerine kadar yaşamalı ve yaşamaktan hiçbir zaman korkmamalı… Başımıza ne geldiyse hissettiklerimizi sunduklarımız karşısında korkularımızdan başlamıyor muydu? Birilerinin hayatından ya korkumuzdan gidemiyor ya da yaşayacaklarımızdan korktuğumuz için giremiyorduk. O yüzden hayatımıza girip darmadağın edenlerin ardından ayını yola bir başkası ile birlikte girmek sandığımız kadar kolay olmuyordu. Bir adam paramparça ederken, bir diğerinin sevgi denizine alışmak rüya mı gerçek mi olduğunu anlamak sandığımdan da zor oluyormuş. O karanlık hislerin her fırsatta karşına çıkacağından korkmak, her hisse değişecek mi diye ön yargı ile yaklaşmak yaşadıklarından korkmak tam olarak bu olmalıydı. Sabahın ilk ışıkları odamın içini aydın

