Doğan’ın yaptıklarına anlam veremiyordum. Dengesizliklerine devam ediyordu. Bu da beni delirtiyordu. Öfkelenmemek için kendimi zor tutuyordum. Şu an ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordum. ‘O benim karım’ izlenimi vermeye mi çalışıyordu? Hala dudakları yanağımda, eli de belimdeydi. Dudaklarını yanağımda sürttü. Göz göze geldik. Gözlerinin içi bile parlıyordu. Benden geri çekilip dosyayı bana uzattı. Eli hala belimdeyken öğretmenler fısıltıyla kendi aralarında bir şeyler konuşuyordu. Onu tanıdıklarını zaten tahmin etmiştim. Ercan Bey yanımıza geldi. Doğan ona düz bir ifadeyle bakıyordu. “Yüzbaşı’m, sizi burada görmek ne büyük sürpriz. Tuana Hanım’la evli olmanıza çok şaşırdım. Hoş geldiniz. Size bir şey ikram edelim mi?” diye sordu. Doğan sert bir sesle “Neden?” diye sordu.

