“Hala bulamamış olmamıza inanamıyorum!” diye söylendi Tony. İşi gücü bırakmış, iki haftadır Amber’ı arıyorlardı ama hala tek bir iz bile bulamamışlardı. Yemek masasından sessizce kalkan Slvya, yavaşça kapıya doğru giderken geride bıraktığı tabağındaki yemek olduğu gibi duruyordu. Düşünceliydi, stresliydi ve her zaman kötü gelişen her olayda olduğu gibi Amber’ın kaçırılmasından da kendini sorumlu tutuyordu. Sadece bir gece neşeli kalabilmişti… Bir gece! Ondan sonra olan olmuş, ortalık yine karışmıştı. Hem de kendisi yüzünden. Aklı durmadan çalışıyordu. Alışverişe gitmeselerdi. Amber’ı kendileriyle gelmeye ikna etmeselerdi. Kızı unutup elbiselere dalmasalardı. Daha önceden belirledikleri, önlem alınan mağazalara gitselerdi. Bir gün sonra ya da bir gün önce çıksalardı… İhtimaller üzerine

