Savaşın sesiyle uyandım. O kadar derin uyumuştum ki havanın karardığını fark etmemiştim. Aslında buradaki insanlara güvenip bu kadar huzurlu ve rahat uyumam imkansızdı. Fakat araba yolculuğu ve arabada uyumak o kadar beni yormuştu ki derin bir uykuya dalmıştım. Savaş, “Hava karardı, karanlıklar ülkesinin kapısı açılmak üzere gitmemiz gerekiyor.” Uyku sarhoşu yatağımdan doğrulduğumda evden gelen sesleri duydum. Belli ki oldukça kalabalıktı. Savaşa bir şey sormadan merakla toparlandım ve aşağı indik. İner inmez siyah cübbeler giymiş birçok insanla karşılaştım. En az elli kişi vardı ve neden burada olduklarını bilmiyordum. Belki de Savaş’ın başka planları vardı. Korkmaya başlamıştım. Savaşa döndüm fısıldayarak, “Neden karanlık insanlar burada?” “Onlar karanlıklar ülkesine girmek için geld

