Derya ve annesi bu garip çocuğun arkasından baktılar bi süre... Derya, birden firladı yerinden ve yetişti Burak'a... Kolun dan tutup kendine doğru çevirdi. "Bir dakika bakar mısın Burak?" "Efendim buyurun?" "Seni gideceğin yere kadar bırakalım?" "Zahmet etmeyin, teşekkür ederim. Ben yürüyerek giderim: "Olmaz öyle şey. Kötü bir geceydi ve ikimiz de neden orada olduğumuzu biliyoruz." "Ben size rahatsızlık vermek istemem. Yürüyerek gidebilirim. "Mutlaka gidersin ama izin ver biz seni bırakalım." Burak, utana sıkıla kabul etti teklifi. O sırada Mehmet Hoca arabasını kaldın min kenarina yanaştırıyordu. Hep beraber bindiler. Derya, önce Burak'ı bırakacaklarını söyleyince Mehmet Hoca Burak'a nerede oturduğunu sordu. Burak kısık bir sesle "Cevizli," dedi. Bunu du yan Derya, şaşkın bir ifadeyl

