Gözleri daha da kararıyor, karanlık bir dehlizin içine doğru sürükleniyordu sanki. Derin bir kuyunun içinden tiz sesler geli yordu kulağına. Ne olduğunu anlayamadığı sesler bir uğultu ha lini aldı. Bedeninin yavaş yavaş suyun üstüne doğru yükselmeye başladığını fark etti. Tuttuğu merdiveni bıraktığının farkında bile değildi. Bilinci iyice bulanıklaşmıştı. Ciğerleri ha patladı ha patla yacaktı. Gözlerinin önünden çocukluk yılları geçiyordu. Babasını suyun altında ilk gördüğü o an, sığ sularda yaptıkları alıştırma lar hayalindeydi şimdi. Birden babasının çatılmış kaşlarıyla, "He men sudan çık Derya!" diye bağırışi geldi gözünün önüne. Bayıl madan önce gördüğü son hayalse, kuşların arasından ona doğru uzanan bir eldi. Ambulansta da yanındaydı o el. "Yaşayacaksın, yaşayacaksın denizkızım!" di

