#yazardan
Gece geç saatte eve döndü Civan ağa . O kadar sinirli O kadar doluydu ki...Sinir krizi geçirme eşiğine gelmişti.
Yıllardır yaptığı plan elinde patlamış. Bütün hayalleri suya düşmüştü. Azat’ın Azizan’ların kızını sevdiğini tabiki biliyordu .Asla böyle hayal etmemişti Zelal’den kimsenin haberi olmaması için elinden geleni hep yapmıştı .Bu uğurda yıllardır kızını bir evde kilitlemiş torununu kızından koparıp yetimhaneye göndermişti . Kendince “haklıyım ”Kızı onun adını lekelemişti sonuçta.Arhat Ağa’nın kardeşi Şehmuz’la kızı Meryem yıllarca sevmişlerdi birbirlerini . En son hamile kalmıştı Meryem. Ona en büyük kazığı atacağı gece farketmişti. Bir gece Sehmuz' kaçmaya çalışırken Meryem emektar Fatma Hanım’ın kocasına yakalanmıştı. Civan ağa ölümüne dövmüştü Meryem’i düşündükçe tekrar delirdi . “Ya biliyorsa” dedi. Bilse Arhat ağa eğer bunu Zelal’i ona bırakmazdı ki dahası eğer Şehmuz ağa öğrenseydi konağı çoktan ateşe vermişti.
Sonra düşündü Civan ağa bilmeden yine o piç torunu işine yaramıştı. Kendi babasının yanına gidecek . Lakin bir bedel olarak o evde gün yüzü görmeyecek .Serhat’ın nasıl biri olduğunu az çok biliyordu. Hele kızı babasının yanında bilmeden her gün eziyet ederse Serhat ona gelme keyfine.
Rümeysa ağa kızıydı asla kendisini ezdirmez kimsenin emrinin altına girmezdi. Zelal peki ,o tam annesiydi ezikti .Sessizdi ne edilirse anlamazdı bile.
Öte yandan Azizan konağında bir bağırış haykırış vardı .Serhat bunu kabul etmem deyip duruyordu. Bugün gördüğü kız tam bir ezikti ucubeydi . Nasıl olurda babası ona o çirkini layık görürdü. Üstelik o koca gözlüklü çirkin kızı besleme diye tanıtmışlardı ya ne zaman torun oldu . Hoş demese de tipinden belliydi .Hele onu bugün gördüğünde ayran budalası gibi ağzına düşecekti nerdeyse. Arhat ağa nedenini bilmediği bir istekle Zelal’den yana ısrarcıydı . İlahı adalet bu ya kendi öz yiğenin olduğunu bilmeden O zulümden kurtarıyordu.
#Serhat
“Baba! Sen ne diyorsun ? Ben o ucubeyle evlenmem anca evimde hizmetçi olur o sümsük. Görmedin mi ? Bugün aptal gibi bakıp duruyordu üstüne birde utanıyordu . konuşunca kekeledi . Üstelik beslemeydi hani bu kız nerden? Torunu oldu.” Babam o davudi sesi avluda yankılandı. “Laflarına dikkat et ! Serhat ne zamandan beri sözüm bu evde çiğnenir oldu . Senin evlilik yaşın geldi geçiyor.
Ne varmış kızın tipinde? Hem sen nasıl konuşursun bir kadın hakkın da üstelik yetim . Eğer sana almazsak Şervan ‘a gelin olucaktı . Şervan annesinin sözünden çıkmaz .Yengeni tanımıyormuş gibi konuşma . Sert bir kadın okıza yazık .Yetim kimsesiz bugün onu görünce Dilan’ım geldi aklıma. Rabbim Dilan’ımı aldı .Onun yerine adı gibi bir Zelal verdi .” Yönünü anneme dönüp “Ah bir görsen Ayşe xanım bilmesen ikiz zannedersin .” Ayşe xanım bunu duyunca gözünden bir damla yaş aktı . Gidip Arhat Ağa’nın göğsüne sığındı. Ağlayarak konuşmaya başladı.“Sahimi Ağam ? belki bu bir işarettir bu Rabbim bize bu özlemimin biraz olsun dinmesi için gönderdiği bir hediyedir."
Ve yönünü oğluna çevirdi . “Eğer Serhat’ım babanın istediğini kabul etmezsen sana analık hakkım helal değildir. " Hayretle ikisine bakıyordum .“Babam ve annem delirdi mi ? Ne biçim tehditdi bu "dünyada en değerlim annem ve kız kardeşlerimdi. Onlar benim en kıymetlilerimdi .Ben ne yapacaktım hem üstelik Burada yaşamıyorum ki. Üstelik kimseyi sevemezdim ben Reyhan’ın yıllar önce attığı kazığı asla unutmamıştım . Evlilik adamı değildim artık . Annemin ağlamalarına babamın meclis kararını kabul etmekten başka çarem yoktu.
Onlar beni evli bileceklerdi .Asla o sümsük kıza dokunacak değilim . Zaten bir kaç gün sonra giderdim .Annem ve babam çok meraklı oldukları ucubeyle yaşardı. Babama kabul ettiğimi açıklamak zorunda kaldım.Mecliste verilen hüküm itiraz kabul etmezdi.Gelecekteki ağa ben olduğum için mecburdum ama bu o sümsük kızı karım olarak kabul edeceğim anlamına gelmiyor.O burda ben İstanbul'da devam ederdim zaten hizmetçi eksiğimiz vardı. Bedavadan hizmetçi alırdık.
#zelal
Dedemin gecenin bir yarısı bağırış ve Rümeysa’nın ağlama krizine kayıtsız kalmıyarak avluya çıktım . Bir köşede olanı biteni dinlemeye koyuldum . Ve hayatımın şokunu yaşadım Rümeysa beni görür görmez üstüme çunlandı . Ardından küfürleri havada dolaştı.“Seni kahpe nasıl ayarttın Serhat’ı ne zamandan beridir konuşuyorsun onunla ? Kandırdın dimi yoksa senin gibi bir ucubeye bakıcak adam değildi. Sen kimsin ha kimsin besleme ağa karısı olucaksın nefret ediyorum senden .Nedir benim çektiğim senin yüzünden sevdiğim adama gelin değil yenge olucam ben.”
Bir taraftan dövüyor saçımı yoluyor bir taraftan küfür ediyordu .En son Civan Ağa’nın Rümeysa demesiyle kalktı üzerimden ben ne olduğunu bile bilmiyordum .Elim saçıma gidince başımın kanadığını farkettim .Bu ilk değildi ki ben bu ailenin strest topuydum. Ruşen beni yerimden kaldırınca ne olduğunu sordum . Kaş göz işareti ile mutfak dedi . Mutfağın yolunu tuttum bu saatte asla mutfağa girmem serbest değildi .İlk defa gece mutfağa giriyordum. Yengemin sesini çıkarmaması ikinci şoka soktu beni köşede kızını sakinleştiriyordu. Belki farketseydi eminim yine döverdi beni . Mutfağa gittiğimde Fatma abla olanı biteni anlattı .Ne yani ben sevdiğim adamla mı? Evleniyorum ağzım kulaklarımda olduğunu bile farketmedim .Fatma abla uyarmasaydı yengem bu halimi görecek gördüğü gibi bu sefer o dövecekti . Neyse ki ucuz atlattım . Yengem bir hışım yanıma vardı ve “Ağam seni çağırıyor besleme ”dedi .Tam ayaklanıp yanından geçerken kolumdan tutup .“Sakın ! Bizden kurtulduğuna sevinme ne yaptın bilmiyorum ama bunu sana ödeteceğim deyip bıraktı. Artık umrunda bile değildi ben hayal etmeğe bile korkarken. Rabbim dualarımı kabul etmişti. Bundan sonrası Rabbim kerim’di nerden bile bilirdim ki yetimin yüzü gülmez diye bu evden daha büyük bir cehenneme gideceğimi.