Masanın üzerinde aldığı sargı bezleriyle akan kanları silip açılmaya başlayan yaranın üzerinde pıhtılaşmasını önlemeye çalışıyordu. Güneş yattığı yerde cenin pozisyonu almış acıyla sarsılmaya devam ediyordu. Alnından akan terler yatağın beyazlığıyla buluşuyordu. Bedenine giren ikinci bir acı dalgasıyla dudaklarından güçlü bir çığlık koptu. Sırtında büyüyen iki yaradan serbest kalan kanatlar odayı doldurdu. Son bulan acıyla bilinci kapanan genç kız olanların farkında değildi. Baş şifacı serbest kalan kanatlara dikkatle baktı. Kendi kanatlarından çok farklıydı. Şekli kelebek kanadı gibiydi fakat şeffaftı. Şeffaf olan kanadın üzerinde gökkuşağının yedi renginde ilerleyen damarlar kendi içinde bir döngü oluşturup renklerine uygun kan akışı sağlıyordu. Bu bir mucizeydi! Genç şifacı şaşkınlığ

