Kemal ilk şaşkınlığı üzerinden atıp sessizce kenarda duran sandalyeye oturdu. Söylemek istediği çok şey vardı ama susuyordu. Güneş'i kardeşi yerine koymuştu ama ne olursa olsun onun öz ağabeyi değildi ve böyle özel bir konuya karışmak kendisine düşmezdi. Bebeğin Çağlar'dan olmadığına emindi aradaki zaman farkı birbirine uymuyordu. Kıraç diye bildiği o adamında gittiğini ve gelmediğini söylemişti. Kemal aklına üşüşen düşüncelerden kurtulmak için ciğerlerine derin bir nefes çekerek yüzünü elleri arasına aldı. ''Ağabey,'' diyen titrek sesle başını kaldırıp Güneş'e baktı. ''Ağabey bu imkânsız, başka bir doktora gidelim.'' Kemal karşısındaki genç kıza dikkatle baktı. Yaralıydı, güçsüzdü ama aynı zamanda çok güçlüydü. ''Kardeşim,'' diyerek oturduğu sandalyeden kalkarak Güneş'in yanına oturdu v

