Bana bir süre bakıp indi arabadan. Nasıl yaa? Hakaret yok mu? Cevap da vermedin. Ne yaptığımı sandığımı sordun sadece. Öptüm işte. Sen eğer anlamadıysan... Peşinden ben de indim. Saçma bir veda olacaktı. Kaşınıyordum, biliyordum; kaşıyan Zeynep olacaksa kanatırdım kaşınan yeri. Kolundan tuttuğumda dayanacak halim kalmamıştı. Bir şey demesine ihtiyacım vardı. Bana bir şey deyip demeyeceğini sordum. Son konuşan Zeynep olmalıydı. Vurdu. Yanağımda ince elinin ince parmaklarının dokunuşuyla attığı tokat tebessüm ettirdi beni. Eli çok ağırdı, güzel. Sızladı; ama elimi götürüp sıvazlamak istemedim. Zeynep'in elinin izi kalsındı. Kimse sataşamazdı ona. Herkesin yerine de sataşırdım ben. Vurmasaydı hayal kırıklığı yaşardım. Onu patadanak öpmek isteyen herkese, izin veren kadınlardan olduğu

