BÖLÜM 4: KALANLAR

348 Kelimeler
Kasabadan ayrılışının üzerinden üç ay geçmişti. Zeynep, artık annesinin yaşadığı şehre daha yakın bir yerde yaşıyordu. Küçük bir ev tutmuş, yarım bıraktığı hayatını toparlamaya çalışıyordu. Geceleri hâlâ mektup kâğıtlarının hışırtısını duyar gibi oluyor, babasının sessizliğini rüyalarında görüyordu. Annesiyle görüşüyordu. Ama bu görüşmeler düzenli değildi. Meryem her zaman mesafeli duruyordu. Sanki yılların suçluluğu, onu kızına tam olarak yaklaşmaktan alıkoyuyordu. Bir gün Zeynep’in kapısı çaldı. Kapıda Murat vardı. — “Kasabada bir şey oldu,” dedi. — “Sen gittikten sonra sessizlik bozuldu.” Zeynep’in içi sıkıştı. Murat anlatmaya başladı. Mektupların ortaya çıkmasıyla bazı aileler dağılmış, bazıları yeniden bir araya gelmişti. Ama herkes aynı şeyi konuşuyordu: İsmail’in günahı mıydı bu, yoksa kasabanın mı? — “Babanın adı kötü anılıyor,” dedi Murat. — “Ama onu savunanlar da var.” Zeynep o gece uzun süre düşündü. Babasını hep suskun, zayıf biri olarak görmüştü. Ama şimdi anlıyordu: O suskunluk bir korkudan değil, bir yükten doğmuştu. Ertesi gün annesini aradı. — “Kasabaya dönmem gerekiyor,” dedi. Meryem sustu. — “Ben gelmem,” dedi sonunda. — “O kasaba beni hâlâ yutabilir.” Zeynep bunu anladı. Ama kendisi için bir şey yapması gerekiyordu. Kasabaya döndüğünde hava kapalıydı. Babasının evi çoktan satılmıştı. Yerinde boş bir yapı duruyordu. Ama saat hâlâ durmuştu. Zeynep kasaba meydanında durdu ve insanlara seslendi. Kimse ona bunu yapmasını söylememişti. Ama yapmazsa içindeki düğüm çözülmeyecekti. — “Babam hata yaptı,” dedi. — “Ama o hatayı yalnız yapmadı.” İnsanlar başlarını eğdi. İlk kez kimse kaçmadı. Rasim Amca öne çıktı. — “Biz korktuk,” dedi. — “Sustumuz için suçluyuz.” Bu bir mahkeme değildi. Bir itiraf alanıydı. O akşam Zeynep, kasabada çocukluğunun geçtiği yere gitti. Taşların üstüne oturdu. Babasının sesini hatırlamaya çalıştı. Ama artık o ses suskun değildi. Murat yanına geldi. — “Bu hikâyeyi yazacağım,” dedi. — “Ama sonunu sen belirle.” Zeynep gülümsedi. — “Sonu yok,” dedi. — “Bazı hikâyeler yaşanmaya devam eder.” Zeynep kasabadan ikinci kez ayrıldı. Bu kez kaçmıyordu. Bir şey bırakmıyordu. Sadece kendini alıyordu. Ve artık biliyordu: Bazı insanlar susarak yok olur, bazıları konuşarak iyileşir.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE