Aziz elinde çorba kasesi ile İclal'in yanına gittiğinde kadın baygın gibi yatıyor sedir benzeri yatakta. Aziz çorbayı tahta sedirin yanına bırakıp bir süre endişeyle kadının yüzüne bakıyor. Hâlâ rengi yok ve çok güçsüz görünüyor. Usulca saçlarını okşuyor, kadının gözleri aralanıyor: -" Hadi biraz gayret et de doğrul. Çorba getirdim, sıcak sıcak iç, iyi gelsin." -" İkbal nerde?!" -" Bak, yanında. Sana sokulmuş, o da uyuyakalmış." Kadın çocuğa dokunarak uyandırıyor onu da. Aziz'in verdiği kaseden kaşık kaşık önce kızını doyurmaya çalışıyor. Bu anne kuşun yavrularını beslemesi gibi bir durum. Aziz mutlu gözlerle onları seyrediyor. Çocuk birkaç kaşık çorbanın ardından yine uykuya dönüyor. İclal sanki daha bir yorgun. Aziz: -" Dur bakayım, ver bana kaseyi." Şimdi de kaşık kaşık İ

