43

1091 Kelimeler

         Bin dokuz yüz elli bir yılı Ağustosunun sonları. Hafiften serinleyen havalar sonbaharın habercisi. Hastanenin bahçesindeki ağaçların yaprakları sarıya dönmeye başlamış. Tatlı, insanı üşütmeyen bir rüzgar yüzleri okşuyor. İki adam hastane banklarının birinde yan yana. Biri görevini tamamlamış insanların mutlu telaşında, diğeri ise son umudunu kaybetmeme çabasında. -"Paranın kalanını vezneye yatırdım, artık borcumuz kalmadı hastaneye! İclal de iyileşti mi çıkıp gideriz buralardan." diyen Kamal'in sesi neşeli bir tınıyla dolu ama, Aziz sanki donmuş gibi tepkisiz. Onu böyle gören ağabey korka korka soruyor: -" Neler oluyor? Neden hiç sevinmedin bu habere?" Aziz yine gözleri yerde bir noktaya takılı, başı iki elinin arasında duruyor. Kemal onu sert bir hareketle çekiyor kendine: -"

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE