1. Bölüm

1077 Kelimeler
Sevgili ....... ........ Davetiyeniz Var! Çok yakında evleniyoruz. Aileler tarafından Medeni Kanun'un 4721 Maddesi'ne göre evlilik cezasına çarptırıldık. Sizleri de aramızda görürsek suçumuz ömür boyu mutluluğa dönüşecek. Düğünümüzün evliliğimizden daha iyi olacağını garanti ediyoruz. Güzel müzik, bedava yemek ve sürpriz aktivitelerimiz var. Çocuklarınızı yanınızda getirmeyin. ...... Keyifli Okumalar  ? Hatta hiç sevmiyoruz desek ya da daha da ilerletip nefret ediyoruz desek daha doğru olacak. Fakat evlenmiştik.Sevgili kocam yanımda yatmış kürek gibi olan ellerini de bedenime dolamış kaçmamı zorlaştırıyordu. Küçücük bedenimle nasıl kaldırabilirdim onu üstümden. Bense sinirden tırnaklarımı kemiriyordum. Bir kızın en güzel ya da bir kısmı korkulu olan hayalinin tam içindeydim yani bu benim ilk gecem evet tamda bugün evlendim ben ama o hayalin tam ortasına takım elbiseli bir kro girdi. Hatta inanırmısınız bu adam sanırım yatarken bile takım elbise giyiyor. Buralara nasıl geldik biliyor musunuz? Vaktiniz varsa biraz dertleşelim. Gelin size her şeyi en başından anlatayım... Bir kaç saat sonra yaşayacaklarımla dünyam kararacaktı fakat güneş ışıklar saçmaya devam ediyordu. Koskoca kahvaltı masasında duran bir sürü güzel yiyeceğe rağmen elinde bulunan portakal suyunu son damlasına kadar içmişti. Çatalının yanında duran peçeteyle ağız kenarlarını silerek masanın ucunda bulunan telefona yöneldi. Uyandığından beri takipçileriyle hiç bir şey paylaşmamıştı. Taş duvarı arkasına almış fotoğraf çekilirken "Afra" diye seslendi babası. Afra kim miydi? Afra Baliç 21 yaşında moda tasarımı mezunu babasının servetini harcamaktan kaçınmayan şımarık bir kızdı. Hatta şımarık kelimesinin anlamına "Afra" bile yazabilirlerdi. İsteklerine ulaşmak için insanları kullanmaktan kaçınmazdı. Kıyafetlere o kadar düşkündü ki bölümünü de bunun için seçmişti zaten. Süslü püslü kıyafetler, pahalı, büyük şatafatlı mücevherlerle dolu odaları vardı. Evet yanlış duymadınız tek bir odası yoktu. Bu kadar şımarık olmasının tek sebebi ise uzun tedaviler sonrası Baliç ailesinin tek kızları olmasıydı. Uzun boyu, kumral saçları ve bal rengi gözleri ile bir erkeğin dikkatini çekebilecek güzellikte bir kızdı. Okuduğu moda tasarımı onun için sadece bir hobiydi. Ama aldığı kıyafetlerde işe yarıyordu. Çizimlerinin mükemmelliğini umursamayacak kadar boş işlerle uğraşmayı severdi. Afra'nın bu hali babası ve annesi için önemli değildi. "Geliyorum babacığım." Babasına düşkünlüğü annesinden daha fazlaydı. Babasının isteklerine hiç bir zaman hayır dememesi her şeyi yaptıran istemediği şeyleri ise o an orada kestirip atan kızın bile neredeyse her söylediğini yapmasına sebep oluyordu. Tabi bunu çok iyi kullanırdı, Afra istediğini koparabilecek güçte sadece ailesine karşıydı. Havuzun kenarından ilerleyip bahçeye ulaşmıştı ki telefonunun titremesiyle bakışlarını yönlendirdiği telefonda ki isim Sonerdi ve kalbinin hızla çarpmasına sebep olmuştu. Kalbinin hızlı atan ritmiyle açtı telefonu. "Bir tanem." Durun ben size bir de Sonerden bahsedeyim. Soner Güveli 25 yaşında babasının şirketinde çalışan. Sarışın, uzun boylu etrafında ki kızlar tarafından oldukça beğenilen bir erkekti. Tarifimden de anlayacağınız gibi çapkın denilebilecek bir erkekti. 2 yıldır olan ilişkilerinde sadık olan taraf olmayı beceremese de kadını elinde tutmayı beceriyordu. Buna etki ise Afra'nın ona koşulsuz aşık olması ve güvenmesiydi. Tabi çapkın oğlumuzda bunu çok iyi kullanıyordu. "Küçüğüm seni çok özledim." Büyüdüğünü ailesinden sonra kabul etmeyen biri de sevgilisiydi. Fakat kızın sebepsizce hoşuna gidiyordu bu durum ama şöyle de bir durum vardı ki Sonerden başkası ona Küçüğüm derse kıyameti koparabilirdi. "Bende seni özledim" dedi genç kadın sesini fazlasıyla incelterek. "Öyleyse öğleden sonra buluşuyoruz. Sen hazırlan ben seni almaya gelirim." "Olur. O zaman hemen kapatalım daha ne giyeceğime karar vermeliyim." "Sen her halinle güzelsin." Sonerin sözleri karşısında şekilden şekile giriyor. İstemsizce kıkırdamalarına engel olamıyordu. "Afra..." diye seslendi tekrar babası. Ah bu adam nasıl her seferinde aklını başından alabiliyordu ki? "Aşkım kapatmam lazım babam çağırıyor seni çok seviyorum." Karşıda ki adamın seni seviyorum demesini bile beklemeden kapatmış hızlı adımlarla eve doğru ilerliyordu. "Efendim babacığım." "Neredesin sen? Geliyorum dedin ortada yoksun." "Telefonla konuşuyordum." Yanına gittiği adamın yanaklarına öpücükler konduruyordu. "Yine o züppeyle konuşuyordun değil mi?"  İkisinin anlaşamadığı tek konu Sonerdi herhalde. "Baba" dedi kız sesini uzatarak.  Sevgilisine söylenen kelimelerde babasını dahi görmüyordu gözü. "Yakında kurtulacaksın zaten o heriften." Her zaman ki gibi Sonerin kızını aldatacağını Afranında onu terkedeceği umuduyla söylediği cümlelerden biri olduğunu düşündüğünden cevap vermeyecekti. "Birazdan Mehmet amcanlar gelecek ve sana söylememiz gereken bir şey var." Saran ailesinden de kısaca bahsetmek gerekirse tanışmaları Afra ve Musab doğmasına sebep olan hastane de olmuştu. Yani tanışmalarının sebebi Baliç ve Saran ailelerinin tek çocukları olan Musab ve Afra. Musabta uzun tedavilerden sonra dünyaya gelen tek çocuktu. Tedavi sırasında tanışmışlar ve yıllardır görüşmeye devam etmişlerdi. Gerçi Musab'ta mavi gözleri, kumral saçları ve atletik bir vücuda sahip olması bir kızın hayallerindeki erkek modeliydi. Ama tam bir işkolik ve disiplinli biriydi. Şirkette yaptığı çalışmalar ve aldığı kararlar ile başarılarla doluydu.  Afra ve Musab'ın arası nasıl mıydı? Bir şeye benzetecek olsak Limonlu puding onlar için iyi bir tanım olabilirdi. "Ama baba benim çıkmam gerekiyor." "Çıkarsın kızım sadece yarım saatini istiyorum senden. İki aile içinde önemli bir durum var." Sözlerini bitirmeden kapı çalmıştı zaten. Yerlerinden kalktıkların da Mehmet bey, eşi Şükran hanım ve Musab odaya girmişlerdi. "Bu çocuğun takım elbiseden başka giyecek kıyafeti yok mu acaba?" diye mırıldanırken misafirlere karşı zoraki bir gülümse kondurmuştu suratına. "Hoşgeldiniz." "Hoşbulduk Afracım. Seni evde bulabildik sonunda" Kadının sözleri yani sevgili Şükran hanımın imalı ses tonu genç kadını oldukça rahatsız etmişti. "Oğlunuz gibi asosyal değilim Şükran teyzeciğim." "Sen kendine sosyal mi diyorsun bayan boş beyin. Beynin kadar çevrende ki insanlarda boş." Bu ikisi ailelerinin yanında bile birbirine laf sokmaktan geri kalmıyordu. Genç kadın tam ağzını açacaktı ki "Afra" siye seslendi babası. Ses tonu baskılıydı babası Ahmet beyin. Afra ise karşısında ki takım elbiseli kendi tabiriyle kroya dil çıkararak bakışlarını telefonuna yönlendirmişti. "Aslında sizi buraya çok önemli bir şey konuşmak için çağırdık." "Mümkünse kısa kessek çıkmam gerekiyor da." "İlk defa sana katılıyorum bayan boş beyin." Kadının telefonda olan bakışları kısılarak genç adama yöneldi. Bakışlarını ona kilitlemiş kafasını sallıyordu. Konuya giriş yapan Ahmet bey olmuştu. "Uzun zamandır iki ailenin de işleri pek iyi gitmiyor." Konu git gide daha da ilgi çekici bir hal alıyordu. Eğer bu konu iflasa giderse Musabında Afranında cenazesini hemen oradan kaldırabilirlerdi. İkisininde bakışları dudaklarından çıkan kelimelerdeydi. Giriş yaptığı konuyu devam ettiren Mehmet bey olmuştu."İki aile şirketleri birleştirmeye karar verdik. Bu yüzden de sizin evlenmeniz bizim birbirimize olan bağlarımızı güçlendireceği için daha iyi olacağı kanaatine vardık. Bu yüzden haftaya düğününüz var." Birbirine çevirdikleri bakışlarının ardından aynı anda ayağa kalkmalarıyla söyledikleri cümle birbirinin aynısıydı. İki farklı karakter birbirleri aynı çatı altında yaşayacak demekti. Musab, kesinlikle Afra'yı bir kaşık suda boğardı. Afra'da, adamdan geri kalacak değildi. Musab, her ne kadar tek çocuk olsada her zaman aklı başında ve sorumluluklarının farkına vararak büyümüş biriydi. Kendi gibi sorumluluklarının farkında olan biri ile evlenmek isterdi "Ben bununla evlenmem!"  Evet daha önce yayınlamıştım ama kaldırmıştım. Şimdi tekrardan sizlerle bölümler 10 gün içinde hepsi yüklenecek.  Sağlıkla ve sevgiyle kalın sizleri seviyorum ❤️
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE