Göktuğ ve Pınar'ın düğününün üzerinden bir ay geçmişti. Üç yakın arkadaş aynı apartmanda, aynı katta komşu olmuşlardı. Yine beraberlerdi, tek fark bu sefer yanlarında hayat arkadaşları vardı. Kısmen ayrı geçen günleri eve geldiklerinde birleşiyor sonra herkes odalarına dağılır gibi evlerine gidiyorlardı. O gece kazan Göktuğ ve Pınar'ın evinde kaynıyordu. Ozan ve Yade dükkânı kapatıp gelmişler, Ata ve Yaren restorandan dönmüşlerdi. Yeni evli çift ise beraber çalışmanın mutluluğu ile el ele evlerine girmişti. Kızlar sofra hazırlarken erkekler salonda maç muhabbeti yapıyordu. Pınar tabakları salondaki masaya koyduktan sonra mutfağa girdi, elleri belinde, kaşları çatıktı. -Şu hale bak ya, sanki kırk yıllık evli gibiyiz. Biz mutfakta onlar maç muhabbetinde. Yok arkadaş bu böyle olmaz, bu d

