Kucağından indiğimde pantolonuna uzanıp cebinden çıkardığı sigarayı dudaklarına götürdü. Çakmağı yakmadan bana baktı. "Yanında içmemden rahatsız olur musun?" "Hayır." Düşünceli olmasını mutlulukla karşıladım. Sigarasını yakarken, yerdeki tişörtünü uzanıp aldım ve başımdan geçirdim. Bol olmuştu ve boyu kalçalarımı örtmek için yetmişti. "Telefonumu istiyorum." dedim. "O gün köyden gelirken bindiğimiz arabada kalmıştı." "Telefonun bende." Yüzüne şaşkınlıkla baktım. "Ne zamandır sende?" "İlk günden beri. Aklında kaçma düşünceleri varken veremezdim. Polisi aramayacağının garantisi yoktu." "Pisliksin." Gülerken dudaklarından beyaz duman serbest kalıp dışarı süzüldü. "Her neyse. Evden ne zaman çıkabilirim?" "Kaçma düşüncen yoksa istediğin zaman tabi Abdullah işini çözene kadar yanında korum

