"Kızım resmen senin captionına karşılık vermiş ya." Huzursuzca yerimde kıpırdanıp yarım saattir başımın etini yiyen Ebru'ya baktım. "Öyle olsa bile," gözlerimi sıkıca kapatıp yüzümü buruşturdum. "Benim istediğim bu değil." Ebru bana umutsuz vakaymışım gibi baktı. "Ne istiyorsun kızım çocuk seni fark etti işte!" Sesinin sonlara doğru yükselmesiyle bir kaç masa bize döndü. Özür dilercesine bana bakarken omuzlarımı silktim.
"Bana dedi ki... dikkatimi çeken biri var."
"Senden bahsediyor kızım! Anonim olan sana gerçek senden bahsetmiş. İnanmıyorum yaa... film gibi." Ebru'nun her zamanki gibi aşırı romantik yorumuna gözlerimi devirdim. "Sonra da dedi ki bir kaç kere daha görsem soğurum zaten. Bu ne demek?"
"Vay şerefsiz." Sertçe gözlerine baktım. "Doğru konuş."
Gözlerini devirdi. "Laf da söyletmez." O anda önüme koyulan tostla kafamı kaldırıp Efe'ye gülümsedim. "Naber annesinin kuzusu?"
"İyiyim." dedi son harfleri uzatarak. "Yankı'dan sıkılıp karı kız kesmeye geldim."
"Aferin çocuğuma, sakın Yankı'nın yanında karı kız muhabbeti çevirme." Gözlerini devirdi. "Şaka maka senden hoşlanıyor he." Başımı iki yana salladım. "Benden hoşlanmıyor, sadece dikkatini çekmişim."
"Sen nerden biliyorsun kız?"
"Anonim olan bana birinin dikkatini çektiğini ama bir kaç defa daha görse soğuyacağını söyledi."
"Ne yapmayı düşünüyorsun?" Düşünür gibi yaptım. "İstediğim dikkatini çekebilmekti ama soğurum dedi pislik ya."
"Bana anonimden bahsetti."
Heyecanla ona döndüm. "Ay ne dedi, ne dedi?" Efe kaş göz işaretiyle yanımda oturan Ebru'yu gösterdiğinde Ebru'ya döndüm ama o dikkatini bizden çekmiş başka bir yere bakıyordu. Bakışlarını takip ettiğimde karşıma çıkan manzarayla muzipçe gülümseyip öksürdüm. Ebru bizim farkımıza yeni varmış gibi masaya döndü. Kıyamam ya, kızarırmış da!
"Benim sevdiceğim büyümüş de elin oğlanlarıyla mı bakışır olmuş?" Tekrar baktığı çocuğun masasına döndüğümde domatese dönen Ebru'ya gülümseyerek baktığını fark ettim. Çok hoşuma gitmişti bu iş! "Kıskanıyorum ama, hep başka erkeklerle ilgileniyorsunuz."
Efe'nin isyanına ben kahkaha atarken Ebru'nun daha da kızardığına yemin edebilirdim. "Kızı daha da utandırma ya." diye haykırdım gülerken. Ebru sertçe bize baktığında zar zor susabilmiştik. İki tarafımda oturan Ebru ve Efe'yi sandalyelerinin kolundan tutup kendime çektim. "Oyy! Yavrularım benim. Büyüdük be!" İkisini de çekip göğsüme yasladığımda mutlu bir şekilde gülümsedim.
Yanımda hiç kimse olmasa bile bu ikisi beni bırakmazdı ve benim de zaten sırtım yere gelmezdi!
"Eeee, çocuğun adı ne? Hiç konuştunuz mu? Ne zamandır bakışıyorsunuz? Detay hemen!" Ebru derin bir nefes alıp masaya eğildi. "Gelin buraya gerizekalılar. Bu beni geçen hafta instagramdan takip etti. Ben de baktım aaa ne yakışıklı çocuk falan dedim, geri takip attım. Ertesi gün bir fotoğrafımı beğendi. Ben de bir tane beğendim. Okuldayken oluyor tabii bunlar. Sonra koridora bir çıktım, sözel sınıfından da bu ve arkadaşları çıkıyor."
Heyecanla daha da Ebru'ya sokulup devam etmesini bekledim. "Tabii benim el ayak titredi. Dedim Allah seni boş zamanında mı yarattı zalımın oğlu? Tabii yüzüne karşı demedim. Ben koşa koşa lavaboya gittim, sonra lavabodan bir çıktım bu kapının yanında beni bekliyor. Tabii ben ilk başta anlamadım ama kız tuvaletinin yanında bir erkek var. Herkesin dikkatini çekti. Ben korkudan koşa koşa sınıfa kaçtım. Sonra akşam mesaj attı. Ben de engelledim."
Şokla ona bakarken ağzım 1 metre açılmıştı. "Ne yaptın?"
"Ne var ya! Utandım tamam mı?"
"Ebruli ve utanmak, ha? Ben şok." Efe'ye ters ters bakıp elindeki kahveyi dudaklarına götürdü. "Sizin psikolojik sorunlarınız var ya, cidden. İstediğiniz çocukların dikkatini çekebiliyorsunuz ama utangaçlıktan öleceksiniz."
"O değil de bu Yankı bana ne dedi biliyor musunuz? Dikkatimi çeken kız çok havalı dedi. Bildiğin burnu havada demeye getirdi yani." Efe başıyla onayladı. "Sizin hakkınızda herkes böyle düşünüyor."
"İyi de oğlum her önümüze gelenle arkadaş olmak mı zorundayız sanki?" Ebru'nun sorusuna karşılık omuz silkti Efe. "Benimle bile Yankı olayı olmasa arkadaş olur muydunuz? Sanmam. Öyle işte, insanlara karşı çok mesafelisiniz."
"Herkes hakkımızda böyle düşünürken ben gittim bir de çocuğa engel attım ya." Ebru üstüme doğru yığılıp ağlamaklı sesler çıkardı. "Kesin kendimi ondan üstün gördüğümü falan sandı, of."
"Çocuğun adı ne?"
"Umut Özata."
"Engelini kaldır ya. Yazık değil mi? Tanışmak istiyordu belki?"
"Tamam, kaldıracağım. Ama mesaj atarsa ne yapacağım?"
Efe sinirli bir şekilde Ebru'ya baktı. "Cevap vereceksin tabii kızım. Ne demek ne yapacağım? Hem iyi çocuktur. Çok severim."
"Ben öğle arası bitmeden biraz piyano çalışayım." Diye mırıldanıp sandalyemden kalktım. "Efe sen de kalk şu kızın yanından. Belki çocuk konuşmaya gelir." Efe onaylayan mırıltılar çıkarırken Ebru itiraz etmeye çalışıyordu ama Efe kulak asmadan Ebru'nun saçlarını karıştırıp benimle birlikte kalktı.
Piyanonun önündeki tabureye oturduğumda ellerimi tuşlarda gezdirdim. Normalde Tamam Artık için çalışmam gerekiyordu ama ellerim şu ara en çok dinlediğim şarkılardan olan Heliumun notalarına gitmişti.
"I'm trying but I keep falling down,"
Deniyorum ama düşüp duruyorum,
"I cry out but nothing comes now,"
Bağırıyorum ama artık hiçbir şey değişmiyor,
"I'm giving my all and I know peace will come,"
Her şeyimi veriyorum ama biliyorum ki barış gelecek,
"I never wanted to need someone,"
Asla birilerine ihtiyaç duymak istemedim."
"Yeah, I wanted to play though,"
Evet, yine de oynamak istedim,
"Thought I could do all just on my own,"
Hepsini sadece kendi başıma yapabileceğimi düşündüm.
"But even Superwoman,"
Ama superwoman bile,
"Sometimes needed Superman's soul."
Bazen supermanın ruhuna ihtiyaç duydu.
"Help me out of this hell,"
Bu cehennemden kurtulmama yardım et
"Your love lifts me up like Helium,"
Aşkın beni helyum gibi yükseltiyor.
"Your love lifts me up when I'm down down down,"
Ben aşağıdayken aşkın beni yükseltiyor.
"When I've hit the ground,"
Yere çarptığımda
"Your're all I need."
Tek ihtiyacım olan şey sensin.
"And if you let go I'll float towards the sun,"
Ve eğer bırakırsan güneşe doğru yüzeceğim
"I'm stronger 'cause you fill me up,"
Daha güçlüyüm çünkü sen beni dolduruyorsun
But when the fear comes and I drift towards the ground,"
Ama korku gelip yere doğru sürüklendiğimde
"I am lucky that you're around."
Şanslıyım ki sen etrafımdasın
"Yeah, I wanted to play though,"
Evet, yine de oynamak istedim,
"Thought I could do all just on my own,"
Hepsini sadece kendi başıma yapabileceğimi düşündüm.
"But even Superwoman,"
Ama superwoman bile,
"Sometimes needed Superman's soul."
Bazen supermanın ruhuna ihtiyaç duydu.
"Help me out of this hell,"
Bu cehennemden kurtulmama yardım et
"Your love lifts me up like Helium,"
Aşkın beni helyum gibi yükseltiyor.
"Your love lifts me up when I'm down down down,"
Ben aşağıdayken aşkın beni yükseltiyor.
"When I've hit the ground,"
Yere çarptığımda
"Your're all I need."
Tek ihtiyacım olan şey sensin.
Son notaya da bastıktan sonra gelen alkış sesiyle telaşla arkamı döndüm.
Yankı...