"Bundan da ye..." Yiğit'in önüne patates kızartmalarından bol bol koyarken Yiğit yanaklarını şişirdi. "Abla ya yeter," dedi Yiğit bıkkın bir ifade ile. "Gerçekten yeter çocuk boğulacak," dedi Aras ağzındaki lokmayı yutarak. "Ama zayıflamış," dedim Yiğit'im de göz gezdirerek. "Saçmalama Dilem! Çocuğun kilosu gayet iyi," dedi Aras gözlerini Yiğit'te gezdirerek. "Bir Aras abi anlıyor beni," dedi Yiğit yanaklarını şişirerek. Ben kaşlarımı çatıp Aras'a susması gerektiğini anlatmaya çalıştım ama onun pek umurumda olmadı. "Ben anlıyorum koçum seni. Tatlı getir sen ona bak, nasıl gömecek," dedi Aras çok güzel destek çıkarak. "Aras abi oyun oynar mıyız?" Dedi Yiğit biraz ileride ki sehpanın üzerinde duran oyun kollarına bakarak. Gözlerinin içi parlıyordu resmen. "Oynarız tabi aslanım. Hadi doyduy

