Elimde ki tahta kepçe ile çorbayı karıştırırken bir taraftan da gözlerim dışarıdaydı. Beynimde ki düşünceler öldürüyor gibiydi sanki beni. İç çektim ve olan çorbanın altını kapadım. Havalar iyice soğumuştu. Kar havasına dönmüştü hatta. Ve ben hala bu evdeydim. Sürekli aynı şeyleri tekrar etmekten bende sıkılmıştım ama bu daha çok kendimi inandırmak istediğim içindi. Bu evde geçen günlerim git gide normalleşiyordu sanki. Bu evde yemek yapıyor, Kadir'ler ile şakalaşıp duruyordum. Garipti işte. Sıkıntılı bir nefes aldım ve kafamı iki yana sallayarak daha önceden yaptığım yeşillik salatasından küçük bir kâseye koyup hazırladığım tepsiye koydum. Yaptığım çorbadan da tepsiye koydum ve tepsiyi elime alıp mutfaktan dışarıya çıktım. Aras elinde kumanda ile sıkılmış bir yüz ifadesi ile televizyon iz

