Yırtık Bilet

959 Kelimeler
Bölüm:6 Yırtık Bilet Caner lavaboya doğru koşar adımlarla uzaklaşırken telefonunu karıştırma fikri bir o kadar yamacıma usul usul sokuluyordu. Sen "personel space"e saygı duyan bir kızsın Defne yapma diye kendimi payladım ama arkasında bıraktığı telefon masada huzursuz huzursuz titremeye başladı. Adeta "Benim içimde ne rezillikler var, hadi aç beni aç beniii, Defneee!" diye bağırıyordu. Kahvemden bir yudum daha aldım. Kesmedi, işte şu an sek votkanın tam sırasıydı ama evrensel saate göre kahve içmek uygun karşılanıyordu. Naparsın canım bizdeki Roma moma değil popüler kültür köleliği! Sinirliyken dahi damakta kıvamlı akışkan buruk bir lezzet bırakan karamelli buzlu latte bile bu kadar trajediyi kaldıramazdı. Kendi trajedyamı kaleme alma arzusuyla telefonla bakıştım. Yapmalı mıydım? Telefon gözümün içine bakıyordu. Hala neyi ölçüp tartıyorsun Defne, bu gerçekleri öğrenmek için son şansın belki kızım ve onu da avcundan kaçırmak üzeresin! Zaman daralıyor. Tik tak tik tak tik... Gözümle telefonu kesiyorum, sankibana sinsi sinsi gülümsüyor: “Cesaretin varsa aç da ne haltlar dönüyor bir gör Defneciğim...” İç sesim Yok anacım diyor onda cesaret mesaret yok! Hele o son ayrılık trajedisinden ve ilerleyen yaşının promosyonu gibi tik tak tik tak işleyen biyolojik saatinin etkisi göz önüne alındığında... İç sesimi susturan içimdeki sağduyulu melekti... Beynimin içinde, derinlerdeki gizli saklı köşesinden başını kaldırdı sağduyulu küçük melek ve fısıldadı: “Yapma Defne, özel hayata saygı… güven temellidir ilişkiler…Kişisel alanına saygı duymalısın!" Ama susmak bilmeyen şeytanım kolumu dürttü: “Aç kızım aç, öyle bir şey bulacaksın ki var ya, offf! Bu i********: DM’leri mini diziye bile konu olur!" Evli mutlu çocuklu olamazsın ama bakarsın senarist olursun Defne, beni kışkırtan bu defa iç sesimdi. Off of, insana iç dünyasında bile rahat yok! Ve… parmaklarım benden bağımsız bir şekilde ekranı kaydırmaya başladı. Suçlusu ben değildim ne diyebilirim ki motor becerilerim hep bir farklı olagelmişti ve bunun için kim beni suçlayabilirdi ki? Caner, eski sevgilim olmasına birkaç tehlikeli DM uzaklıktaki sevgilim her zamanki gibi telefonunun kilidini açmayı unutmuştu. Teknolojiyi alt etmeyi başarmış bir erkek kendisi... Aferim kızım Defne gelecekteki müstakbel çocuklarına aktarmak istediğin biyolojik miras küfür niteliğinde! Kilit ekranı yok, mahremiyet yok, IQ? Şüpheli! İlk açılan ekran elbette: i********:. Direkt DM kutusu. Son yazışma: Kullanıcı adı “@gamzeli_belayiim_35”. “Benim Caniko’mmmm 😘 bu akşam kuzişle tiyatroya gidecektik, amaa senin sahneni tercih ederim 😏” Tiyatro mu?! Sahne mi?! Bir yudum kahveyle üstüne dekupaj yapayım mı?! Ben burada kombiniyle göz doyuran çıtı pıtı sevgili olmaya çalışıyorum, o orada halk eğitim kursunda drama figüranlığı mı yapıyor?! Sayfayı kaydırdım. “Aşkım 😚”, "Çok fenaydın gece" Çift alev emojisi. “Hayatımın kalabalık günüydü ama senin storylerini görünce içim ısındı 💞” falan… Bir de gözlerinden kalp çıkan emojiler. Yahu Caner, sen story’e filtre dahi koymuyorsun, ney içini ısıtıyor Allah aşkına? Zamanımı akıllı değerlendirmeliydim zaman kaybetmeden w******p’a geçtim. Grup sohbeti: “Erkek Tayfa 4Ever🔥” Mesajlar: Tolga: “Kardeşim senin kız çok asabi ya, geçen AVM'de gördük öyle ters ters bakıyor ki, sanki hepimize şişe takıp sırayla s*kecek…” Caner: “Kanka vallahi hormonlar bazen parmaklarımı titretmiyor değil ya 😂 ama canım benim işte alıştım artık 🙈” Murat: “Bize de bir alışkanlık bırak be Caner 😜” Burak: "Ben anladım Caner kardeşimi beyler hatunun sinirlisi yatakta da agresif olur, sen bunlara bakma kardeşim tam gaz pompa!" Bu nasıl bir grup ya? Erkek tayfa mı, yoksa “Erkeklikten İhraç Edilmesi Gerekenler Derneği” mi? Telefonu açtığıma çoktan pişman olmuştum! O sırada telefon tekrar titredi. Yeni bir mesaj geldi, yine o malum gamzeli’den: “Lavaboya mı kaçtın bebek? Asılıyor musun 🔥😘 En son ben böyle kaçırmıştım seni hatırlıyor musun? 😂” Yani hayır, ben kaçırmayı bırak, geri getirmek için bile uğraşmam şu saatten sonra! Lavaboya kaçmışsın, Allahım sen aklıma mukayet ol, şimdi ben de kendimi kaybedip seni banyoda boğazlayacağım! Ayağa kalktım. Etrafımdaki herkes hâlâ cappuccinosunu fotoğraflıyor, kahvesiyle kitap yan yana koyup #coffeelover postları atıyordu. Popüler kültür köleleri için sıradan bir gündü benim içinse... Şöyle özetleyebilirim: #boynuzlandın “#eskisevgili #boynuzlaracilalazımmı #ayrılıkvaktidir kategorilerinde trending olmaya adaydım! Lavabonun olduğu yöne doğru sinirli adımlarla ilerlerken aklımdan yüzlerce farklı senaryo geçiyordu. Biri “Kafede telefonunu basan kız sevgilisinin başına frappuccino döktü” olurken, bir diğeri “Lavaboda fazla kalan teknoloji cahili sevgiliye i********: DM darbesi!” Kapıya vardım. İçeriden tıslayan fısır fısır sesler geliyordu. Tıslamak dediysem, bildiğin aynaya konuşuyor bu çocuk. Delirmek için acele etme oğlum aklını ben alacağım! “Caner… seni seviyor. Defne’ye bir sürpriz yapacaktın. Sürpriz diye gittin başka kızla düzüştün. Ama kız da afetti... Olmadı Caner. Hiç olmadı... Aslında oldu hem de 3 posta! Allahım ne diyorum ben... Şimdi git, yüzleş!” İçeri daldım. Caner adeta sıçradı, suratındaki suçluluk ifadesiyle aynaya yansıyordu. “Elini ver!” dedim. “Elimi mi, niye?” Şaşkın şaşkın bakışları ve saf ifadesi karşısında bir an yumuşar gibi oldum ama gamzeliyi anımsayınca kendime geldim: “Canına kıymayasın diye!” dedim dramın dibine vurarak. Ee paşam sahne seviyordu sonuçta de mi?! “Ama merak etme, canına kıyacak bir şey değil... Çünkü ben kıyarım!” Yüzü kireç gibi oldu. “Telefonunu karıştırdım Caner. Ve evet, ‘gamzeli belayiim’ denen o Pikachu tipli kızla yazışmalarını gördüm!” “Defne bak açıklayabilirim—” Beni sakinleştirmeye çalışarak öne uzattığı kolunu tuttuğum gibi itiverdim. Sendeledi. “İndir elini Caner. Açıklamak istemiyorum, hesap vermeni hiç istemiyorum. Biz ne ara bu hale geldik?! Ben ben hiç tanıyamamışım seni." Gözyaşlarımı koyverdim, yaklaşmak açıklama yapmak için çırpınışını ani bir defansla şutladım - Ve maalesef... B-ben, ben vergi dairesi değilim! Caner kekeliyor, ben Shakespearevari tiradlar atıyordum. “Sus, sakın konuşma! Ben sana inandım, güvendim, kalbimi verdim, sen ne yaptın? Kalbimi emojilerle harcadın Alev emojilerine, boktan kalpli emojilere!” Kafeden hışımla çıkarken herkes bize bakıyordu. Caner hâlâ lavabonun kapısında “Ama ben seni seviyorum Defneee!” diye bağırıyordu. Artık bitmiş bir oyunun infazı reddedilmiş oyuncusu... Dönüp yalnız tek bir cümle söyledim: “Gamzeli belan seni sahnende bekliyor Caner. Ben biletimi çoktan yırttım.”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE