Gerçekten radar gibiydi, bütün kafeteryayı tarayıp en köşede durduğum halde beni görmüştü. Yüzünü yine hınzır bir gülümseme kapladığı anda yine kötü bir şeylerin olacağına emindim, bu çocuk gerçekten çok rahatsız edici bir gülümsemeye sahipti ama bunu ben hariç kimse fark etmiyordu. Başımı ‘yapma’ anlamında sağa sola sallarken, beni anlaması için yalvarır gibiydim. Fırat ise resmen benimle dalga geçmek ister gibi o da kafasını “artık çok geç.” Dermiş gibi sağa sola sallamaya başlamış ve Elfin’in kulağına bir şeyler fısıldamıştı. Elfin’in bakışları beni bulduğunda, yüzünü sinsi bir gülümseme kapladığı anda Fırat’ı gerçekten dövmek istiyordum, resmen Elfin’i benimle uğraşması için kışkırtıyordu ama o anda beni gerçekten çok şaşırtan bir durum oldu, Elfin, arkadaşlarına seslenerek ellerindeki

