AV MI? AVCI MI ? 2

3314 Kelimeler
BAZI AŞKLAR KAN VE CİNAYETLE BESLENİR... ATMACA... Sorgu odasının dışında, cam panelin önünde dikildim. İçeride Nisa ve Eren, Serdar’ı sıkıştırırken ben dışardan üçüncü göz olarak sorguyu gözlemlemeyi, iğne ucu kadar da olsa bir ip ucu yakalamayı istiyorum. Çocuğun yüzünde, korku ile suç arasında gidip gelen o belirsiz ifade… işte onu dikkatle izliyorum.Bütün hareketlerine dikkat etmem lazım,korkak mı? suçlu mu? o zaman belli olacak... Elleri masanın üzerinde, ama huzursuz, tüm vücudu bu huzursuzluğun tepkimesini yaşıyor adeta. Parmaklarını birbirine kenetlenip çözülüyor, tırnaklarını sürtüyor, parmak uçlarını masaya vuruyor. Bu tepkimeleri peşpeşe tekrarlıyor,kendi de ne yaptığının farkında değil muhtemelen. Bu tür tikleri yıllardır gözlemledim. Acemi suçlular ve Saklayanların tikleri bunlar. Cam panele üç kere tıklattım. Eren ve Nisa bunun anlamını biliyor ve ona göre sorguya devam edecekler.Karşımızda sinirleri yıpranmış,genç bir adam var.Gözleri kızarık, göz altları mor... Şeyda'nın ölümünü bu gün öğrenmedi bu çocuk, herkesten önce gördü... Cama üç defa tıklatmanın anlamı; psikolojik baskıyla zorlayın, sinirleri yıpranmış bir insan üstüne yapılan baskıyla o an herşeyi anlatır, en gizli sırları bile... Eren önündeki masaya kalemiyle sertçe vurdu. Ses, camın ardına kadar yankılandı. Serdar aniden irkildi, Nisa elleriyle masadan destek alarak Serdar 'a doğru eğilip: Serdar!… Bize doğruyu söyle. Şeyda’yla aynı bölümdeydin, aynı sınıftaydın. Onunla aranızda ne vardı? Serdar gözlerini yerden kaldırmaya cesaret edemezken,Nisa’nın sorusuyla gözlerini yere daha da çivilemişti. Dudakları kıpırdıyor ama sesi duyulamayacak kadar kısık ve güçsüz bir tonla: Sadece sınıf arkadaşımdı. Daha fazlası değil. Sadece sınıf arkadaşı için mi panikle kaçtın bizden? Bir insan sıradan bir arkadaş için neden böyle davranır? Eren daha sakin bir halde soruyordu . İyi polis,kötü polis kuralı ,bu tür sorgular da hep işimize yarar, Nisa ve Çaylak bu oyunu kuralına göre oynamayı ezbere bildikleri için sorgu bizim lehimize ilerliyor... Serdar,Eren’e kısa, ürkek bakışlar atıp, sonra bakışlarını hemen kaçırıyor. O bakışlarda bir suçluluk yok , daha çok yakalanmış bir sırrın paniği var. Serdar: …Bilmiyorum… Korktum. Sesi çatallanmış bir şekilde çıkmaya başladı bu sinir harbinden Serdar bir itirafla çıkacak, çok belli ama korkuları hala çözülmedi. Hala kendini tam anlamıyla açmaya hazır değil. Nisa, olabildiğince vites yükselterek: Bak Serdar, biz gerçeği eninde sonunda öğreniriz. Bu gerçeği sen itiraf edersen senin yararına,eğer biz senin yardımın olmadan bulursak sakladığın her gerçek için daha çok ceza alacaksın! Şeyda’yı sevdiğini söylemen seni suçlu yapmaz. Ama saklarsan… işte o zaman kendini köşeye sıkıştırırsın. Serdar derin bir nefes alıp zorlu bir itirafın eşiğine kadar geldiğini belli ederek konuşmaya başladı: …Ben… Onu seviyordum. Allah kahretsin ki Onu herşeyden çok seviyordum. Ama o beni hiç istemedi. Gözü her zaman daha yükseklerdeydi... Nisa: – Yani… sen ona aşıktın. Ama karşılık görmedin, madem bana yar olmuyor kimseye olmasın dedin. kızın evine gidip önce boynunu kırdın sonra da bahçedeki ağaca astın! Çok güzel plan nerden baksan tasarlayarak adam öldürmekten müebbet yatarın var! Serdar: Hayır! Onu çok sevdim ama ben Ona asla zarar vermedim. Ben Onun canını acıtmam. Nisa: Bana bak Romeo! Sen ne kadar inkar etsen de bu önümdeki dosya da ne var biliyor musun ? Senin cep telefonu sinyallerin... Şeyda'nın öldüğü gün o saatlerde Şeyda'nın evinin oradan sinyal vermişsin biliyor musun? Serdar : Evet o gece oraya gittim... Bunu saklamıyorum. Ama onu ben öldürmedim... öldürmedim... EREN: O zaman kimin olduğunu gördün. Serdar bize bi isim ver,ismini gizli tutarım. Başına bela olmaz kimse, merak etme.Sevdiğin kıza bu kadarını borçlusun. Sen sustukça Onun katili sokaklarda rahat rahat geziyor... Serdar: Şeyda'nın sevgilisi vardı... Olmaması gereken biri, Onu çok uyardım beni dinlemedi,yada inanmadı bilmiyorum.Adamın karısı öğrenmiş, Şeyda ile konuşmaya gelmişti olay gününden bir kaç gün önce,okula gelmedi o gün ,bende o akşam yanına gitmek istedim evde içim hiç rahat değildi... Şeyda'yı görmek istedim, uzaktan bile görsem razıydım. A..ma.. ama eve gittiğimde o ağacın dalında asılıydı... Onu ben öldürmedim ya GÖKDENİZ öldürdü yada karısı... Eren eline aldığı suyun kapağını açıp karşısında sessizce ağlayan Serdar'a uzattı,artık itirafı almıştık ve Serdar sadece içinde ki acıyı daha rahat yaşıyordu karşımızda... Sorgu odasının kapısını sertçe açıp içeriye adımladım, "Serdar! burada senin ağlamanı,sızlanmanı bekleyemeyeceğiz! Bana isim ver! detay ver! Nereden eminsin bu kadar. Gökdeniz yada karısı öldürdü diyorsun! bir öğrencinin söylediğiyle koca akademisyeni nasıl alayım sorguya! Bana bir açık ver ki adam elimden kaçamasın ! Serdar gözyaşlarını silip, gözlerinin içine daha kararlı bir bakış yerleştirip ve konuşmaya başladı: Gökdeniz KARACA dersimize giriyordu,hepimiz adamı bekar sanıyorduk ama evliymiş. İlişkisi olduğunu bende başlarda bilmiyordum, geçenlerde... Ne zaman geçenlerde 1 hafta önce mi? 1 ay önce mi ? bana net zaman ver Serdar. 15 gün önce,tam emin değilim ama 15 gün oldu en fazla, telefonumdan bakabilirim net zaman vermek için. Kahve içiyorduk, fakültenin yakınında ki kafede orada anlattı. Hali tavrı çok kötüydü, ben zorlayınca anlattı yada anlatmak zorunda kaldı bilmiyorum. Bilmiyorum kahretsin! o zamana kadar neden anlatmadı bilmiyorum. karısı öğrenmiş,mesajını yakalamış sonra bir yere çağırmış.Karısı Aslı, buluştukları zaman Şeyda'nın bişey bilmediğini anlamış. Şeyda okula gelmemeye başladı bir iki gün sonrasında tekrar geldi cinayetin olduğu gün. Cinayet olduğuna eminsin yani biz bile hala şüpheli gözüyle bakıyoruz! Cinayet olmasaydı, beni buraya almazdınız Başkomiserim. Okulda durgun hali canımı sıktı. Şeyda'yı görmek istedim, içim rahat değildi. O yüzden görmek istedim.Bu sefer gördüğüm manzara içimde yangınlar başlattı! kaç gündür o görüntü gözümün önünden gitmiyor, intihar ettiğine inanmıyorum! Çünkü Şeyda intihar edecek bir kız değildi, hayalleri vardı. Onları yapacaktı, hiç bir zaman vazgeçmediği hayalleri... Daha da üstüne gitmek bildiği şeyler varsa daha çok dökülmesini hedefleyerek ellerimi masaya dayayıp yüzümü yüzüne yaklaştırarak devam ettim : Sapık mısın ? Serdar sen gizli gizli kızın evine gidip sürekli izliyor musun ? Serdar yılgın bir şekilde konuşmasına devam etti : Sapık değilim! Burada beni sorgulayacağınıza Gökdeniz ve Karısını alsanız daha çabuk sonuca ulaşırsınız, ama siz başkomiserim benimle vakit kaybetmeyi tercih ediyorsunuz!... Eren'e dönüp : Görüyor musun? Eren biz boşuna okul okuyup, polis olmuşuz. Serdar bize mesleğin inceliklerini ne güzel öğretiyor. Nisa! Serdar'ı nezarete atın. Ne kadar uzatabiliyorsanız, uzatın! Savcıdan özel izin isteyin, bir numaralı şüpheli deyin, delil karartabilir deyin yada kaçabilir deyin 48 saati alın yada daha fazlası,sınırları zorlayın. Nisa:Emredersiniz başkomiserim! Sorgu odasından çıkıp elime Tahir GÜVEN'in dosyasını aldım. Tahir de beni rahatsız eden, adını koyamadığım şeyler var! İçimdeki tüm siniri odanın kapısından çıkartırcasına kapıyı açıp girdiğimde Ayla yerinde sıçrayıp bana baktı. Ayla Gökdeniz KARACA ve eşi Aslı ikisinide aldırın! Yalnız sivil ekip yolluyorsun. Kelepçe takılmayacak! komşuları bizim polis olduğumuzu anlamayacak, şuan sadece şüpheli konumundalar,eğer Serdar yalan söylüyorsa, bir akademisyenin itibarını zedelemeye gerek yok! Emredersiniz başkomiserim! AYLA :34-10 iki sivil polis istiyorum ! Gönderdiğim konumdan alınacak iki kişi karı-koca cinayet şüphelisi! 34-10 dinlemede 34-25 emir anlaşıldı. 34-10 Atmaca başkomiserin kesin emri var sessiz yapılacak kelepçe takılmayacak. Anlaşıldı 34-25 çıkıyoruz. telsiz konuşmaları cızırtılar ile son buldu. Ayla başını bilgisayardan kaldırıp;Atmaca komiserim Tahir GÜVEN dosyasını incelediniz mi ? kayda değer bir şey bulamadım Ayla, sende bir şey var mı ? Aslında var size sormadan HTS kayıtlarına baktım, belirli aralıklarla Şeyda'nın evinin oradan sinyal vermiş, işin enteresan tarafı kendi evi o mahallede bile değil yani o saatlerde Şeyda'nın evinin oralarda olması tesadüf olamaz! Ayla çabuk! Eren'e haber ver direkt Tahir'i alıp gelsin. O adamdan haz etmemiştim. Bir şey hissediyordum ama adam bu zamana kadar trafik cezası bile almamış! Bakalım ne işi varmış Şeyda'nın evinin oralarda... ~~~~~~~~~~~ Emniyet binasından önce Eren ve Tahir hemen peşlerinden sivil polisler ile Gökdeniz ve Aslı girdi. Oturduğum konumdan üçününde yüzünü net görüyordum üçünün yüzünde yakalanmışlığın tortusu vardı. Musalla taşından daha soğuk olan bir yüz ile sorgu odalarının bulunduğu koridora ilerledim. İlk önce Gökdeniz ve eşi Aslı KARACA getirildi. İki ayrı sorgu olacak! iki sorguda aynı anda başlayacak,Tahir Güven nezarette beklesin sorgular bitene kadar. Emredersiniz başkomiserim! Nisa, Eren siz Aslı KARACA'nın sorgusuna, Atilla sen benimle geliyorsun Gökdeniz KARACA'yı biz sorgulayacağız. İkinci emrim de onaylanıp herkes görevi başına dağılmıştı. Sorgu odasının gri duvarları bir itirafa mı?yoksa bir iftiraya mı?şahit olacak. Şimdi öğreneceğiz. Atilla sorguya başlamadan önce gerekli prosedürleri yerine getirmek için elinde ki dosyayı açtı ve yüksek sesle okumaya başladı: Gökdeniz Karaca 10/01982 İstanbul doğumlu. Maktulün okuduğu üniversitede TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ ANA BİLİM DALINDA DOKTOR ÖĞRETİM ÜYESİ unvanı ile eğitim vermekte. Maktülün ve gizli görgü tanığının derslerine girmektedir. Kendisi 5 yıldır aynı üniversitede eğitim vermektedir. Evet Gökdeniz KARACA okunan bilgiler doğrumudur. çıkan ses o kadar sakindi ki yüzü ne kadar aksini söylesede bu işle bağlantısı yok diyebilirdim. GK: Evet,doğru.. Masanın üstünde duran ses kayıt cihazını kontrol ettikten sonra sorularıma başlamaya karar verip yavaşça karşısına oturdum. Neden burada olduğunu biliyor musun? Şeyda KILIÇ cinayeti ile ilgili dediler,bunun dışında bir bilgim yok baş komiserim. Şeyda KILIÇ cinayeti evet , Seninle gizli bir ilişkisi varmış, doğru mu? Gözünde ki gözlükleri iki kaşının ortasından işaret parmağı ile ileri iterek, bacak bacak üstüne atıp çok bilmiş bir ifade ile konuşmaya başladı: Şimdi size o benim öğrencim, her öğrenci ile ne kadar yakınsam Şeyda ile de o kadar yakındım... desem muhtemelen elinizde ki dosyada benim ve Şeyda'nın telefon kayıtları vardır ve size yalan söylemiş olurum, ben yalan söylemeyi sevmem evet Şeyda ile 2 yıldır devam eden bir ilişkimiz vardı. Siz edebiyatçılar sürekli böyle betimleme mi yaparsınız ? Mesleki defarmasyon diyebiliriz tabii ki... Telefon sinyallerine göre en son sen görmüşsün Şeyda'yı. O gece ne olduğunu bize yalansız anlatırsan işimiz kolay ilerler. Şeyda ile iki yıldır süre gelen birlikteliğimiz de Şeyda evli olduğumu bilmiyordu.Bu son yaşananlardan 15 gün önce eşim Şeyda'nın mesajını görmüş, Benim adıma Şeyda'ya mesaj atmış ve buluşmuşlar,eşim planlı bir insan, hayatı satranç tahtasında gibi yaşar kızın karşısına çıkıp ben Gökdeniz'in karısıyım dememiş, neler bilip bilmediğini ilişkinin boyutunu öğrenmiş konuşmanın sonunda Gökdeniz benim kocam diye söyleyivermiş kıza , Şeyda tabii yıkılmış doğal olarak beni aradı bağırdı çağırdı ağladı, buluşalım dedim kabul etmedi. Evimize gidelim dedim istemedi, evli olduğunu bilseydim sana bakarmıydım? ben bir kadına bu terbiyesizliği yapacak insanmıydım? diye kendini heba etti ama ben Şeyda'ya aşıktım ve bulduğum aşkı öyle hemen bırakamazdım. O zaman karından boşanmayı mı düşünüyordun? Karımdan itibarım için hemen boşanamazdım ama Şeyda kabul etseydi Şeyda'nın okulu bittikten sonra Aslı ile boşanacaktım! Bizi birbirimize bağlayacak hiç bir bağ yok Aslı ile aramda, Şeyda okula gelmemeye başladı.Bir kaç gün arayla gelip, ders notlarını alıp kimseye görünmeden gitmeye çalışıyordu, en sonunda dayanamadım. O akşam yanına gittim,normalde onun evine hiç gitmem.Genelde ikimizin ortak kullandığı evde buluşurduk, ama o gece gittim. Onun üzülmesine dayanamadım. Ona herşeyi anlatıp içini döktüm.Beklemesini istedim, kabul etmez sanıyordum ama etti.O gece beni ve aşkını bırakmamayı tercih etti. Sonrasında ertesi gün okulda görüşmek için sözleştik. Ertesi gün okula gelmeyince arkadaşlarına sordum, sonra okula polisler gelince zaten herşey ortaya çıktı. Ben o gün okuldan çıkıp hastaneye gittim sinir krizi yada başka birşey bilmiyorum iki gün hastanede yattım ve bu sabah eve geldim. Hala içimde neşesini hatırladığım bir acı var ve ben daha bu acıyla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum. Gökdeniz eşin Aslı zarar vermiş olabilir mi ? Ya kendisi yada bir başkasının yardımı ile... Bu konu hakkında emin olarak cevap veremem eşim herşeyin farkında bir kadındır ve boşanacağımızı biliyordu benden intikam almak için katil damgası yiyebileceğini düşünmüyorum ama. O gece Şeyda'nın evinden çıktıktan sonra nereye gittin eşin Aslı neredeydi? Ben Aslı ile aynı evde kalmıyorum. Şeyda ile beraber yaşadığım eve gittim,çünkü bana geleceğim dedi. Onu o evde, onun aşkına ihanet etmeden bekledim... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ASLI'NIN SORGUSU~~~~~~~ Aslı KARACA 24/01/1984 AĞRI doğumlu. Kendisi Kamuda Memur Gökdeniz KARACA'nın eşi... Nisa,Aslı'nın karşısındaki sandalyeyi sürüyerek geri doğru çekti.Demirin yerdeki sürtünmeye çıkardığı ses kulakları tırmalayan cinstendi. Nisa daha ilk adımı ile sinir sistemine bir savaş açtığını belli ediyor Aslıyı her anlamda zayıf düşürmeyi hedefliyordu. Evet Aslı, Şeyda KILIÇ hakkında neler biliyorsun? Gözleri arkamda ki duvarın kesiştiği noktada takılı kaldı,en eskiyi hatırlmaya çalıştığı aşikardı. Eşimin öğrencisi,yaklaşık iki yıl önce başlayan yasak aşkın mağduru. Kız ile yaklaşık 3 hafta önce tanıştım. Başta kim olduğumu söylemedim Gökdeniz'in kardeşi gibi gittim görüşmeye, kızın hiç birşeyden haberi yok,haliyle kızı suçlayamadım bile ama görüşme sonunda herşeyi anlattım.Kız yıkıldı, sonrada geçen gün intihar ettiğini öğrendim. Bilseydim söylermiydim? Evet söylerdim! yalan bir ilişkide, helede Gökdeniz gibi bir narsistle aynı ilişkiye devam etmesine izin vermezdim, onu korumaya çalışırdım. Peki sen herşeyi ortaya çıkarınca Gökdeniz ne yaptı? Ben Gökdeniz'den korkmuyorum! Bana işlemiyor artık onun narsistliği, onun yüzünden psikolojik destekler aldım. Ona nasıl davranmam gerektiğini biliyorum artık, öğrenince bağırdı çağırdı, zaten onu başından atacağını söyledi. Sadece Gönül eğlencesi olarak adlandırdı,gencecik kızı ama ben eğer seviyorsan boşanalım dedim. Kendi kariyerini düşündü hemen boşanamayız dedi, en az iki yıl sonra dedi, evleri ayırmayı düşündü.Zaten hali hazırda bir evi daha varmış çok güzel sakladığı ilişkisine ait bir ev.. Sen bütün bunları bilip sessizce kabul ettin yani ! Kabul ettiğimi kim söylüyor? Ben Şeyda ile görüştüm. Onun bilmediği Gökdeniz'i ona anlattım, kız iki yıldır nasıl bir ilişki yaşamışsa inanmamayı tercih etti. Beni kocasını elinde tutmaya çalışan bir ezik olarak gördü, ama benim Gökdeniz'e ihtiyacım olmadığına inanmadı.Ben ayakları üstünde durabilen bir kadınım ve Gökdeniz'den kurtulmak benim için bir hediye adeta... Nisa ve Eren duyduklarına şaşırsada, bu önemli bilgileri Atmaca başkomiser ile paylaşmak için Eren sorgu odasından çıkıp Atmaca'nın olduğu odaya doğru ilerledi.Kapının önünde durup iki defa tıklattıktan sonra içeriden gel komutunu bekleyen Eren, istediği komutu duyunca sadece kapıyı aralayıp Atmaca ile göz göze geldikten sonra geri çekildi. Atmaca ne olduğunu anlamadan Atilla'ya dönerek sen devam et! ben geliyorum. diyerek sorgudan çıkıp, Eren'in yanına hızlıca ilerledi Başkomiserim, Aslı birşey söyledi bilmeniz lazım. Belki kocasına tüm suçu yıkmaya çalışıyor, belkide gerçekten Gökdeniz suçlu ama bunu önce size söylemem lazım. Bakışlarım daha fazla dolandırma anlat desede, dilim sadece dinliyorum demekle yetindi. Komiserim Aslı'nın anlattığına göre; Gökdeniz kişilik bozukluğu olan narsist bir adam, Aslı şeydayı uyarmış bu adamla birlikte olma diye Serdar'ın dedikleri gibi 3 hafta önce öğrenmiş bu ilişkiyi ve evet Şeyda, Aslı'yı bilmiyormuş.Bir evleri varmış, beraber kaldığı, ilişki iki yıllık bir ilişki ve Aslı olayı öğrenince sorunsuz bir şekilde ayrılmak istemiş ama Gökdeniz o kızdan zaten kurtulacağım! kariyerimi onun için yakamam demiş,ilerde ayrılmak isterse de 2yıl şart koymuş ve yaşadığı evden ayrılmış . Peki ekipler bunları aynı evden almadı mı? Eren : bildiğimiz öyle, nasıl oluyorsa ayrılık kararı alan bir çift helede evleri ayırmışken, Neden? kız öldükten sonra birleşir ki öküz öldü ortaklık bitti mi yani başkomiserim sizce kim? bu olayda tek bir suçlu yok bu ikisini nezarette bekleteceğiz ve Tahir'in sorgusu bittikten sonra suçluyu bulacağız. Gencecik kızdan kim ne ister ki baş komiserim? Bilemiyorum çaylak! hadi sen sorguna geri dön sonuç olarak nezarete gidecekler. Ayla'ya söyle savcıyı halletsin çoklu şüpheli olduğunu söylesin tasarlayarak işlenmiş bir cinayet olabileceğini söylesin bu iki ismin göz altı kararını alsın. Emredersiniz başkomiserim! Eren koşar adım ilk önce Ayla'nın yanına gidip gerekli emri verdikten sonra, Nisa'nın yanına sorgu odasına girdi.Nisa Eren'in yüzünde ki telaşı bir şeye yoramadı, o yüzden sorgu sonu kararını Eren'e verdi. Eren: Aslı hanım sizi ve eşinizi bir süre burada misafir edeceğiz.Sadece prosedür için merak etmeyin diyerek ellerini masaya bir iki defa ritimli vurup Nisa'nın suratına bu emir benim üstümde, elimde olan bir şey yok dercesine bakıp ayaklandı. Kapıda ki polis memurları Aslı'yı alıp nezarete indirdiğinde Atmaca nezarette ki görevli memura birşeyler anlatıyordu. Aslı nezarete doğru ilerlediğinde yan taraftaki suçlunun yüzüne bakınca göz bebekleri büyüdü, eli ile yüzünü gizlemeye çalışan bir hareket girişiminde bulunup sonra sadece saçını düzeltmekle yetindi... Atmaca, elinde ki evrakları alıp karşısında duran memurun omuzuna görüşürüz mahiyetinde vurarak tekrar ofisine geri döndü. Atmaca çekmecede duran sigaradan bir tane alıp yangın merdiveni ne doğru ilerlerken,cebinden çıkardığı çakmağı ateşleyip sigarasından derin bir nefes aldı ve beynindeki tilkileri serbest bırakmaya başladı. Arkasından elinde iki kahveyle Eren geldi.Cebinden çıkardığı sigarayı acemice yakıp içmeye başladı. Kahvenin tekini Atmacanın önüne itip; afiyet olsun! başkomiserim diyerek bir iki adım geri çekildi. Atmaca Eren'in son zamanlarda ki değişimini şaşırarak izliyordu, Eren sanki küçük bir Atmaca gibi davranıyor, kendi kişiliğinden uzaklaşıyordu. Erene dönüp benimle birlikte sorguya geliyorsun bakalım sorgu da neler çıkacak? Ben açıkçası Tahir'den bir katil çıkacağını düşünmüyorum başkomiserim. Tahir'de olan başka bir şey var! Bunlar hislerin ve izlenimlerin mi ? yoksa Gökdeniz ve karısının ağır suçlama altında olması mı ? Her ikiside Atmaca başkomiserim ben Tahir'in yüzüne bakınca katil değil yas evi görüyorum. Biz konuşurken Ayla yanımıza geldi. Başkomiserim Şeyda Kılıç'ın annesi ve babası geldi sizinle görüşmek istiyorlar. Mesleğimin en zor kısmı bu olmalı galiba, maktülün ailesi ile karşı karşıya kalmak. Geliyorum, Ayla sen aileyi benim odama al! elimde ki sigarayı yerde söndürüp, Eren'e de hadi sende Tahir'i hazırla sorguya geliyorum. Emredersiniz başkomiserim. Odama girdiğimde, evlat acısının ne olduğunu bana gösteren iki insanı karşımda görmekte, en nefret ettiklerim arasında ilk sırada . Kadın 40 yaşlarının başında, elleri daha çabuk yaşlanmış yüzüne nazaran , başındaki siyah örtü başında kalmakla gitmek arasında bir başı boşlukla alelade duruyor. Gözleri kan çanağı kıpkırmızı, gözaltıları mora dönmüş, dudakları yer yer çatlamış.Kim bilir, şu son bir haftadır bu acıyla nasıl başa çıkmaya kalkıştı? Adam kır saçlı, tahmini 50 yaşında yüzü elleri bu zamana gelmek için nasıl bir emek harcadığını kanıtlarcasına yaş almış, suç işlemiş çocuklar gibi gözleri hep yerde,başını kaldırıp bakınca kızını göremeyeceği için başını yerden hiç kaldırmıyor. Merhaba ben cinayet masa başkomiser Hale Demir! elimi ilk önce kadına uzattım, elimi tutsa, kendine çekip saatlerce sarılıp ağlasam, ama yapamam! içimde ki Atmaca buna izin vermez anne ve baba ile tokalaştıktan sonra yerime geçip oturdum babası söze başladı... Başkomiserim! kızımın katilleri sana emanet! Bize ilk haber geldiğinde kendini asmış! intihar etmiş! dediler. İnanmadım! benim kızım o kadar güçsüz bir psikolojide yetişmedi. Sen o katil kimse bul ve onları cezalandır ben kızımı rahat edeceği yere kavuşturayım artık. Merak etmeyin! suçlu kimse, onu bulup adalete teslim edeceğim. Annesi lafa girdi: peki elinizde şüpheli var mı bizim bilmemiz gereken bir isim var mı ? Mahalleden ve okuldan olmak üzere şüpheliler var ama daha tam çözülmedi. Mahalleden kim ki? biz o mahalleyi çok araştırdık, orası güvenilir diye o evi tuttuk kızımıza.Allah razı olsun Tahir bey var, emlakçı, o da kendi kızı gibi ilgilendi yavrumla , burs bile ayarladı benim kızıma, bizden hiç para almasına bile gerek kalmıyordu bazen. Tahir Güven mi? burs ayarladı diye babaya soruyu yönelttiğimde, anne her Tahir Güven dediğimde geriliyordu. Tahir, bu olayda ne kadar içindesin şimdi öğreneceğiz. Ayla kapıyı tıklattı ve beklemeden içeri girip, elinde ki kağıdı Atmaca'ya gösterip, hiç beklemeden tekrar geldiği hızla odadan geri çıktı.. Atmaca: şimdi senin Şeyda'ya neden yardım ettiğin belli oldu, insan kendi öz kızına yardım etmeyecekte ,kime yardım edecek değil mi ? Tahir'in gözbebekleri yuvalarından fırlayacakmış gibi büyüdü,yüzü gerildi.. Atmaca: iyide bunu en başta söyleyip bir DNA ile kendini temize çıkarmak varken neden sakladın böyle bir gerçeği? Başkomiserim, ben Şeyda'nın sadece biyolojik babasıyım. Bu gerçeği annesi ve benim dışımda kimse bilmiyor. Biz birbirimizi seviyorduk evlenecektik ama ailesi karşı çıktı o dönem, annesi Şeyda'ma hamile kalmış, ama başka biriyle evlendirmişlerdi bile apar topar. Adam Şeyda'yı kendi kızı bildi büyüttü güzel yetiştirdi, ben sadece senede bir kere doğum günlerinde bana gönderilen fotoğraflarına babalık yapabildim. Annesi de üniversiteyi benim yakınımda okumasını istedi çünkü Şeyda'ya gerçeği söyleyecekti, onu benimle tanıştıracaktı. Sadece okulun bitmesini bekliyordu. Hani bir söz var ya kul plan yaparken, kader gülümsermiş. Bizim planlarımız kadere takıldı... Ben bu acıyla daha ne kadar yaşarım bilmiyorum, ama kızıma kavuşmam pekte uzak değil... Atmaca: Tahir seni buraya sadece içimde ki şüpheyi sonuçlandırmak için almıştım, şüphelenmekte haklıymışım, sen katil olmasan bile, senin sırrında açığa çıktı. Davada ismini geçirmeyeceğim! Bu zamana kadar nasıl saklı kaldıysa, aynı şekilde saklı kalacak. Gerekli işlemleri yapıldıktan sonra serbestsin! Ama sen yinede şehir dışına falan çıkma, belki yardımına ihtiyacımız olur. Allah razı olsun başkomiserim! Çıkmam! kim yaptıysa bulun yeterki, şurdan bir adım ileriye dahi adım atmam. Atmaca; Eren burası sende! ben çıkıyorum işin bitince direk yanıma gel... Sorgu odasının çıkışında elinde ki kağıtlarla Ayla, Atmaca'ya yönelip; komiserim Gökdeniz'i emriniz üzere psikiyatri doktorumuza yönlendirdim, ordan gelen sonuca göre tutuklama talebi için nöbetçi mahkemeye yönlendireceğiz, Aslı ve Serdar için planınız nedir ? Gökdeniz'in raporu ne gelirse gelsin tutuklama gerçekleşecek. Aslı ve Serdar gerekirse bu ikisini uykularında bile takip edeceksiniz. Bakalım burdan çıkar çıkmaz ilk ne yapacaklar. ~~~~~~~~~ Karşımda duran adam elimde duran raporun ne içerdiğinden emin kendine güvenen bir adamdı. Gökdeniz KARACA... Hasta değilsin. Değilim, bunu biliyorum zaten... Bana yardım edecek misin ? Elbette ! derken ellerini sakince birbirine kavuşturdu. O zaman seni bir süre cezaevinde misafir edeceğiz. Sicilime işler mi ? Akademisyenlik hata kabul etmez çünkü.. Hep böyle plan program mı yaparsın? Hayatı ciddiye alanlardanım. Merak etme siciline işlemeyecek. Peki o halde istediğiniz kadar kalabilirim. Kendinden emin havası bana daha da güç vermiş planıma olan inancım daha da artmıştı. ~~~~~~~~~~ Eren! Aslı ve Serdar serbest. Gökdeniz itiraf etti önce nöbetçi mahkeme sonra cezaevi, eşine gerekli bilgilendirmeyi yaparsınız. Emredersiniz Başkomiserim!
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE