HIRSI BIRAK, KENDİNİ BOŞ YERE HARCAMA.
ŞU TOPRAK ALTINDA ÇIRAKTA BİR , USTADA.
~MEVLANA
Ben komiser HALE DEMİR , nam-ı değer ATMACA . Bu lakabı daha sokaklarda oyun oynarken kazanmıştım ve vazgeçmeye hiç niyetim yoktu. Şimdi 35 yaşında bir komiserim. Ailemin imkanlarını hiç bir zaman kullanmak istemedim, evet babam güçlü bir iş adamı ama benim hikayemde ailem sadece kenar süsü, size anlatacaklarım aklımda yer eden suçların sadece bir kısmı ...
Görev yeriniz İstanbul ise yılbaşını aile sofralarında yada arkadaşlarınızla, sevdiklerinizle geçirmek bir hayal ürünü . Yine bir yılbaşı gecesi işlenen bir cinayetin hikayesini anlatacağım size...
31.12.2013
Ekiple birlikte ihbarın yapıldığı adrese gitmemiz yarım saatimizi almıştı , yılbaşı kalabalığı , halka açık konserler insan curcunası. İnsan ömründen kaçıp giden bir yılı ne diye kutlamak ister .
Tamam , baştan anlaşalım ben biraz değişik bir kafa yapısına sahibim . Eğlenmek için senenin başını sonunu beklemem ne zaman eğlenmek istersem o zamanı değerlendiririm .
Gelelim asıl konumuza: İhbarı yapan bir kadındı hatta bir kız çocuğu diyebiliriz o gece nöbetteydim ve ihbar direk bize düşmüştü ekiple vatan emniyetten çıkıp Unkapanı’na gitmemiz yarım saatimizi almıştı. Yol boyunca ihbarı yapan kızın yardım çığlığı kulağımda yankılanmıştı yetişin beni kaçırıyorlar telefon bir anda kapanmıştı , hts (historical traffic search ) kayıtları ile yer tespiti yapmıştık . Emniyete çok yakın olduğu için biz yola çıkmıştık, yol bitmiyordu. Yetişememekten çok korkuyordum. Sadece bu yıl 237 kadın ölmüştü ve bu sayının artmasını hiç istemiyordum, sinyal anlık olarak takip ediliyordu ve sinyal sabitti . Belirlediğimiz konuma geldiğimizde büyük iş hanlarının arasında kalan bir sokaktı boş ve köhne bir apartmandı sinyalin geldiği konum , binanın etrafını sardığımızda üstüme çelik yeleği geçirip sessizce binaya girdik . 3 katlı binanın girişinden içeri girdiğimde burnumu saran koku midemi kaldırmıştı.
Etraftaki ölü hayvan kokuları rutubetle birleştiğinde pekte iç açıcı olmayan kokuyu oksijen niyetine ciğerlerime çekmiştim.
Gözlerimi kapatıp kulağımı tırmalayacak bir ses aradım. Dinledim sessizliğin içinde kesik kesik bir hıçkırık sesi geldi, kulaklarımı daha dikkatli açtım .
Rutubet kokusu burnumu deldikçe odak noktamı kulaklarıma yönelttim , aşağıdan gelen hıçkırık sesiyle bir kez daha gözlerimi açtım.
Ekip arkadaşlarım peşimden gelirken bir tilki gibi sessiz sedasız ilerlemeye başladım . Merdivenlerden bir yılan gibi süzülüyordum . Mavi demir bir kapıya geldiğimde hıçkırık sesi daha da yaklaşmıştı kulaklarıma, âdeta bir davul gibi çarpıyordu.
Kapının sağ tarafına geçtiğimde duvara yaslanıp karşımdaki arkadaşlarımla göz teması kurdum, sağ ayağımın ucuyla kapıyı itip biraz bekledim hıçkırığın sahibi olan ses aniden şiddetlenmişti . Silahımı iki elimle sıkıca kavrayıp önüme doğru tutup emin ve dikkatli adımlarla ilerledim, gördüğüm manzara dizlerine kapaklanmış tahmini 17 -18 yaşlarında bir kız çocuğu ve yanında boylu boyunca uzanmış iki adam kız korkudan titriyordu. Olduğumuz oda sanki kızın titremesiyle sallanıyordu.
- Aydın abi ! Olay yeri çağırın ...
Kıza bir su verin battaniye getirin acil !
Olay yeri gelene kadar odadaki hiç bir şeye dokunmamıştık böyle bir senaryoyu hiç birimiz beklemiyorduk . Olay yeri gelene kadar gözlemlerimi yapmıştım odanın her köşesinden bakış açımı tamamlamıştım olay yerinin görüntülerini görevli polisler zaten kayıt altına alıyordu . Ben görme yeteneğimi kullanıp suçu deşifre edecek olayı arıyordum yerde iki tane adam vardı biri kıza çok yakın bir yerde sırtüstü yatıyordu ve sağ karın boşluğundan yaralanmıştı. Ama biraz ilerisindeki adam da aynı şekilde sırtüstü yerde yatıyordu tek fark bu adam sol kaburgasının bittiği yerden bıçaklanmıştı. İki katil vardı ama katiller kimdi ? Şimdi kıza odaklanmam lazım .
Genç kız çok korkmuşa benziyordu , ama ben ona dikkat kesilmek zorundaydım . Her yaptığı hareket karanlık bir denizin üstüne düşmüş ay ışığı gibi aydınlatacaktı olayın üstündeki perdeyi ve ben daha çok fikir sahibi olacaktım . Dudakları bir şeyler geveliyordu kelimeler kurtulmak istercesine dudaklarına yapışıyordu ama o zoraki bir nedenle kendini olabildiğince kasıp sadece dokunma diyebiliyordu . İlk başta aklıma gelen yerdekilerden kıza yakın olanın onu zorla bu harabeye sokup taciz girişiminde bulunmuş olmasıydı kızın yırtılan kıyafetleri bunu destekler nitelikteydi peki ya ikinci adam onları gördü ve kızı kurtarmak için girdi ufak bir arbede yaşandı ve bıçaklı yaralamaya döndü eksik parçalar vardı, yerde duran bir bıçak vardı oda kıza uzak olan adama yakındı peki o adam nasıl yara aldı bu kız neden adamlar ölene kadar ihbar etmedi bekledi yerde sürüklenme izleri yoktu adamlar oldukları yerde ölmüşe benziyordu . Aldıkları yaralar direkt öldürmezdi ama kan kaybı fazlaydı kanlar bir birine karışmış iki deniz gibiydi ve iki denizin ortasında sadece kız vardı bize olayı anlatabilecek hiç değilse bir çıkış yoluna sokabilecekti.
Gece tamamen karanlığını bırakmıştı üstümüze yardımcı ışıklar olmasa bu rutubetli bodrum katında kimse kimseyi görmezdi olay yeri gelip gerekli fotoğrafları çektiğinde yerde yatan maktullerin yüzünü görmek için çevirdik . Simaları çok tanıdık geliyordu arkamda ki çaylak bir anda atladı .
-komiserim bu o!
Sorgular nitelikte yüzüne baktığımda .
- Hatırlamadınız mı hani 5 sene önce yine taciz eyleminde bulunmuştu görüntüleri güvenlik kamerasına yansımıştı ama bulunamamıştı , hatta uzun bir süre bu davanın peşini bırakmamışlardı ama adam sanki karanlığa teslim olmuştu kimse onu görmüyordu . Ona benzeyen çoğu insan halk tarafından şiddete maruz kalmıştı .
Köşede duran kızın midesi bulanır gibi bi yüz ifadesi oluştu gözlerimi üstüne mıhladığımı belli etmeden konuşmaya devam ettim . Hatırladım. Evet ama sen bu olaya nasıl bu kadar hakimsin o zamanlar akademide bir öğrenciydin bu kadar kilit bir olayı hatırlaman saygı duyulacak bir şey çaylak ,aferin sana !
Olay haberleri uzun süre meşgul etmişti akademide ders niteliği kazanmıştı .
Açıkçası üzüldüm desem yalan olur çok iyi bir son olmuş bu pislik için dediğinde kızın gözlerinde ki parıldama da neyin nesiydi .
Bu iş bizi yoracak çaylak hazır mısın ? Madem konu hakkında bilgin var eskiye dair, bu işte yanımdasın eskiye dair bu adamın tüm suç kaydını bana hazırlıyorsun. tek bir eksik istemiyorum, sabah masamda olsun!
“Kabul sabah olmasına 2 saat vardı ve ben çaylağa biraz fazla yükleniyordum ama iyi bir cinayet polisi olmak istiyorsa şimdiden zorlanması daha iyiydi onun için .”
Görevliler ikinci maktulü çevirdiğinde yerde yatanın pekte masum olmadığını anlamak zor olmadı .
Çaylak sana bir araştırma daha . Bozacının yakın arkadaşı şıracıda 5 sene sonra ortaya çıkmış .
Şahin Umur ve yandaşı Hakan Özdilek bu ikisinin bakkaldan şeker bile çaldılarsa küçük büyük demeden kayıtlı ve yahut kayıtsız olan her suçunu masamda istiyorum sen şimdi fırla.
Çaylak bir anda gözden kayboldu işini bu denli sevmesi gözümde değer kazanmasına sebep olmuştu .
...
Elimdeki tüm dosyaları 2 saat içinde hazırlamıştım . Hale komiserimin masasına koyduktan sonra gözlerim direk Osman abiyi aradı vücuduma acilen kafein vermek zorundaydım 24 saattir gözlerimi kapatmamıştım ve üstüm başım olay yerinin rutubetli kokusunu bir sünger gibi içine çekmişti . Sırt çantamı alıp daha fazla bu kokuya maruz kalmamak için direk lavaboya doğru ilerledim nöbet olan gecelerde genellikle tedarikli olurdum ve çantamda yedek kıyafet her zaman bulunurdu . Temizlik takıntım akademiden bu yana baya alay konusu olmuştu çünkü bir erkeksen bu toplumda temiz değil pasaklı bir çocuk olarak daha kabul onay görürsün ataerkil toplumun en büyük sorunlarından biride buydu.
Lavaboya girdiğimde kapıyı kilitleyip hızlıca üstümü değiştirdim. Koku muhtemelen saçıma da sinmişti. Çantamdan çıkardığım parfümü direkt olarak saçlarıma püskürttüm en azından bu şimdilik yeterliydi .
Olay yerinin kokusunu hatırladıkça burnum bir kez daha sızladı o nasıl bir kokuydu...
Lavabodan çıktığımda Atmaca tüm hızıyla kapıdan içeri girmişti gözlerinin aksine çok enerjik duruyordu şimdi kafasında ne şimşekler çakıyordur tahmin bile edemiyordum.
Gözlerimiz denk düştüğünde çaylak masama gel diye seslendi. Hemen ilerledim masasına doğru üstündeki yeşil parkasını çıkarıp sandalyeye yerleştirdi ve oturdu direk bana dönüp “sence nasıl oldu ? Sen de oradaydın benimle aynı şeyleri gördün katil yada katiller sence kim ?”
Ufak bir nefes alıp verdim . Bence katiller maktuller komiserim birbirlerini öldürdüler kızda şoka girdi belki hemen bizi aramadı sakinleşince bizi aradı biz gidene kadar da zaten kan kaybından öldüler ...
Daha yolun çok başındasın çaylak belkide bu olayda sana fazla yüklenmemem lazım .
Hayır hayır Atmaca tüm sınırını bana zorla! dediğimde bir an beynimi kullanmadığımı fark edip ona Atmaca diye seslenme cesaretini bulmuştum kendimde .
Gülerek yüzüme baktı senide kendilerine benzetmişler ama bana komiserim dersen sevinirim daha işin başındasın çaylak dediğim gibi.
Aklımı kullanmadığımın farkındaydım ama bunun artık bir önemi kalmamıştı bir günde Atmacayı iki defa üstüme çekmiştim zaten, derin bir nefes alıp “peki siz komiserim, siz neler düşünüyorsunuz?”bi anda kafasını dosyadan kaldırıp bana döndü: “ben akşam beşe kadar yokum, sana tam dörtte bir konum atacağım beşte tam konumda ol çaylak bir dakika bile gecikme. Gecikenleri pek sevmem.” dedi ve eline ceketini alıp kapıdan çıktı.
Ben tamam bile diyememiştim. Arkasından bakarken çaycı Osman abi gülerek yanıma geldi “yine avını bulmuş bizim Atmaca şimdi eline kim düştü acaba üzülüyorum o avın haline.”
- Osman abi ! Atmaca komiserimi ne zamandır tanıyorsun.
-
Çok uzun oldu. Daha çaylak atmacayken biliyordum ben onun böyle deli Dumrul olacağını. O zamandan belliydi içinin ateşi. Sen şu emniyetten içeri girdiğinde bir endişe edip titredin ya Atmaca komiserim şu kapıdan ilk girdiğinde de aynı delilikle girdi içeri bakma kadın polis masa başında dursun diyenlere daha bir olaya bakıp ta çözemediğini daha ben hiç görmedim.
Ailesi de belli bir aile istese babasının şirketlerinde çalışır ama bu komiserim rahatlık değil delilik peşinde .
Saat tam 16:00 olduğunda telefona gelen bildirimle irkildim . Mesaj Atmaca komiserimdendi masadaki otopsi ve adli tıp raporlarını da alıp arabaya doğru ilerledim . Gönderdiği konum olay yerine yakındı muhtemelen 20 dakika içinde orda olurdum ama geç kalmayı göze alamadığım için gidip orda beklemeyi tercih ettim. Arabayı park edip beklemeye başladığımda elim adli tıp raporlarına gitti. Rapordaki notlar benim tezimi tamamen çürütür nitelikteydi ben maktullerin katil olduğunu düşünürken adli tıp raporu daha detaylı göz önüne sermişti olayın ayrıntısını benim tek bıçak darbesi alarak açıldığını düşündüğüm yaralar bile daha vahşiceydi.
Ben elimdeki raporlara dalmış bir vaziyette arabada beklerken arka kapının açılıp içeriye giren bir erkekle elim direk belime gitti arkama döndüğümde “tanımadın değil mi?”
Atmaca olmak böyle bir şey işte deyip büyük bir kahkaha patlattı. Yüzümdeki şaşkınlıkla sadece gülümseyebildim.
Hadi çaylak çalıştır şu arabayı deşifre mi edeceksin beni yüzü aniden ciddileşmişti. Hemen komiserim anahtarı çevirip arabayı nasıl hareket ettirdiğimi hatırlamıyorum bile Atmaca komiserim cidden işinde bir numaraydı hala nasıl terfi almamıştı şaşkınım . Çaylak yakın bir benzinlikte dur üstümdekilerden kurtulmam lazım dediğinde başımı sallayıp onay verdim.
Sesimdeki çekingenlikten kurtulmaya çalışıp komiserim neden bu haldeydiniz dedim. Gülüp daha erken anlatacağım elbet çaylak dedi,sadece onay verircesine başımı salladım.
Tekrar söze girdi , dün gece ki kız nerde çaylak bıraktınız mı ?
Hayır komiserim hastanede doktor kalması yönünde karar kıldı yanında iki tane polis refakatçi olarak eşlik ediyor .
Hmm o zaman emniyetten önce küçük hanımı bir ziyaret edelim bakalım bize ne anlatacak . Bu arada adli raporlar çıkmış olayda sizin adınızı duyunca birazda öncelik tanıdılar herhalde , yoksa akşamdan sabaha bu kadar kolay çıkarmazlardı . Özellikle rica ettim çaylak olay sıcaklığı ile çözülecek yarına kalmayacak . Çözmüş gibi konuşuyorsunuz komiserim derken dikiz aynasından bir bakış attım elindeki
Raporlara göz gezdirmeye başlamıştı bingo çaylak bingo ! Bir atmaca avın kokusunu asla şaşırmaz biliyor musun ?
Yeter ki kokusunu alsın. Elindeki raporları bırakıp kafasını arkaya doğru attı.
....
Kapıyı açıp hastane odasına girdiğimde Nevra’nın doktorundan ifadesini alabileceğimize dair onayda gelmişti.
Merhaba Nevra ben Hale DEMİR cinayet şube komiseri kendini nasıl hissediyorsun? Doktorun ifade verebileceğini söyledi.
- Üstümdeki korkuyu henüz atabilmiş değilim ama ifademi verebilirim.
Tamam o zaman başlayalım bize olayı anlatır mısın ?
Ben sokak partisinden dönüyordum Galata Kulesi’ne yakın bir meydanda yapılmıştı parti taksiye binmiştim eve yaklaşınca da paramın yetmeyeceğini anladım ve evime 5 dakikalık yürüme mesafesi olan yerde indim . Sokak kalabalık değildi bende kulaklıklarımı takıp yola devam ettim. Herhalde bu yüzden duymadım yada hissetmedin arkamdan birinin geldiğini sonra biri beni bayıltmaya çalıştı çok korktum beni o boş harabeye soktu bağırıyordum. Belki sesimi biri duyar diye bana tecavüz edecekti bunu anlamıştım zaten alkollüydü ama sarhoş değildi buna eminim yoksa çok rahat kaçardım .
Peki bize nasıl ulaştın. Sonuçta adam sarhoş değilse sen o telefonu alıp nasıl bizi aradın.
-Bağırıyordum demiştim ya biri duymuş yada görmüş olmalı ki biz bodruma indikten dakikalar sonra içeriye girdi elinde bıçak vardı beni kaçıran adam başta korktu ama daha sonra cebinden küçük bir bıçak çıkardı o bıçağın küçük olduğu halde o kadar yaralaması da tuhafıma gitmedi değil. Olay yerinde sadece bir bıçak çıktı Nevra bize olayı daha doğru anlatır mısın ? .
-sen ne diyorsun bana ben yalan mı söylüyorum zaten korkudan çoğu şeyi hatırlamıyorum .
Nevra tamamen panik ve şaşkınlıkla sesini yükselterek konuşmaya başlamıştı . Tamamen suçlu gibi hareket ediyordu ama bunu neden saklamak istedi korksa bile nefsi müdafaa diye bir şey var . Kesinlikle onu savunacak bir avukat mutlaka çıkardı . Kaldı ki bunları daha bu kadar kısa sürede düşünüp planlaması onu daha da şüpheli konuma çekmişti.
Atmaca komiser omuzundan bir bakış atıp çaylak Nevra hanımı tutukluyoruz. Doktoru ile görüş eğer sağlığı için bir sorun teşkil etmeyecekse artık onu emniyete almamız gerektiğini ilet .
...
Odaya geri döndüğümde Nevra’nın gözünde bitmeyen bir hırs gördüm histerik bir gülüşle bakışlarını komiserime çevirdi.
“Komiser ! unutma ablam için nasıl savaştım ve o piçleri hak ettiği yere cehenneme gönderdiysem seni de bu Dünya’daki cehenneme hapsedeceğim. Arkadaşların, adın, ailen herkes seni unutacak beni hafife alma sakın komiser unutma intikam soğuk yenen bir yemekti ve benim içerde çok vaktim olacak.”
Atmaca komiser ona sadece gülümsedi yüzündeki gülümseme bir çok duyguyu içinde barındırıyordu sanki biraz acıma, biraz alaycı ,çokça küçümser bir gülümsemeydi.
Nevra’nın sorgusu tamamlanıp nöbetçi mahkemeye çıkarıldı ve o gece tutuklandı ama ben hiç bir şey anlamamıştım. İki tane kahve alıp Hale komiserimin masasına oturdum. Komiserim sanki her şeyi anlamış gibi konuşmaya başladı.
Diyeceksin ki bu komiser nerden anladı bu kızın suçlu olduğunu ? Hikaye çok eski çaylak ben daha ATMACA olarak kabul görmemiştim emniyette bu kız bu planı 8 yaşından itibaren yapmış olmalı. Ben daha yeni polis olmuştum. Bir kıza tecavüz edilmişti ve türlü işkenceler kız Serra AKBAŞ.
Nevra’nın ablası kişilerin kim olduğunu çok uzun zaman geçtikten sonra bulabilmiştik. Çünkü Serra’ ya tecavüz ettikten sonra her yerini temizlemişlerdi. Olay yerine yakın bir çöp konteynırından çıkan kullanılmış bir prezervatiften kimliklerini bulabildik suç dosyalarını gördün zaten her türlü pislik var ama bir şekilde hepsinden kaçabiliyorlar. Dün gece Nevra çok titriyordu ama korku değildi sadece korkmuş gibi yapıyordu bir kaç defa ona baktığımda hep güldüğünü yakaladım. Sonra senden detaylı suç kaydı istediğimde Serra’nın olayını görmemle bir kez daha emin oldum. Bize iki katil lazımdı bunlardan birisi solak olmalıydı ama çünkü iki ceset vardı ikisi de farklı yerden bıçaklamıştı. Karşılıklı kavgada eğer bıçaklar çekildiyse her iki tarafta aynı bölgeden yaralanır. Bir maktulün yaraları daha sert ve ilk darbede açılmışken diğerinin yaraları ilk seferde ince ikinci seferde daha baskın birinde darbeler daha sertken diğeri daha hafif ve ayrı ayrı yerlerde olmuş bu katillerden birinin daha güçsüz olduğunu gösteriyordu. Üstelik olay yerinde tek bıçak vardı ama yara boyutları birbiri ile eşleşmiyordu.
Nevra zaten ağzından kaçırdı sonradan bunu bağırarak düzeltti. Ama yanıldığı bir nokta vardı. Karşısındaki insanların polis olduğunu unuttu. Zaten ifadesinde her şeyi itiraf etmiş ablasının intikamını almış çocuk aklıyla bu adamlardan biri ile duygusal bir ilişki kurmuş, özellikle yılbaşı gecesi buluşmak istemiş. Kalabalıkta hiç bir şekilde fark edilmeyeceğini biliyordu. Sıradan siyah bir elbise giymişti yılbaşı gecesi o kadar çok bulursun ki bu tarz kıyafetli kadını kendini hiç riske atmamıştı aklınca . Adamı bilerek kendi evine davet etti ama adamı bir şekilde o harabeye sokmayı başarmış aslında orda adamı kendi tek başına öldürecekti adamda planlar yapıyordu arkadaşını çağırmış olmalı o gece erkekler alkolün etkisiyle bir birlerine girmeseydi Nevra’nın sonu da ablası gibi olurdu. Ama Nevra’nın şeytanı yanındaymış diyelim .
Keşke kafasını bu boşluklarla doldurmasaydı onları adalete teslim etseydi. Bu sefer histerik bir gülüş benim ağzımdan çıkmıştı yapma ama komiserim bu ülkede insanlar hayatlarını verdikleri kadınları öldürüyorlar da bir takım elbise ve iki göz yaşına iyi hal alıyorlar . Bir polis olarak bunu söylemem ne kadar doğru bilmiyorum ama o iki pislik için en iyisi olmuş keşke daha iyi bir plan yapıp sana yakalanmasaydı. Atmaca komiserim bir kahkaha attı, haklısın çaylak ayrıca ekibime hoş geldin !
Şaşırmıştım Atmaca’nın ekibinde olmak rütbe atlamak gibi bir şeydi teşkilatta ve Atmaca tamamen bir akademiydi başlı başına Atmaca bir gökyüzüydü ve ben o gökyüzündeki en ufak bulutlardan biriydim bizim hikayemiz böyle başladı...