Bölüm 8

1003 Kelimeler
Karan nın bakışları dudaklarımda kaydı. Sonra sıcak ve yumuşak dudaklarını hissetim. Beynimin uyuşmasından dolayı önce kafam karıştı. Tepkisizliğimi olumlu yorumladı öpüşünü şiddetlendirdi. Bu tarz bir dokunuş alışık olmayan bünyemin bu hoşuna gitti. Ama benim gitmedi alışık olduğum tiksinti dürtüsünü bekledim . Ama hiç gelmedi… Bu his beni iyice sinirlendirdi hışımla karanı ittim. Tepkim karşısında geri çekildi beni zorlamadı. Gözlerindeki bakış çok nazik ve çok içtendi. Alışık olmadığım veya daha önce görmediğim bir bakıştı. Gözlerim dudaklarına kaydı şişmiş ve kızarmışlardı. Bu görüntü bir an için hoşuma gidip içimi ısıtı. Bu düşünceyi hızlıca kafamdan uzaklaştırdım. Zorlukla sesim bula bildim hafif ve titrek bir nefes aldım. “ Ne yaptığını sanıyorsun. Ben öylece dokuna bileceğin bir kız değilim. ” Yüzüne bir sırıtma geldi dudaklarını yaladı sanki lezzetli bir çikolatanın parçası kalmış gibi. “ Daha önce yatağının kalabalık olduğunu söylemiştin. Kişi tercihinin de pek önemli olmadığını var sayıyorum. Bu kezde ben yatağında olayım. ” Aklındaki şeylerin erotik şeyler olduğunun o an anladım. Kafamda siktir ler dönmeye başladı depoda dediklerimi nasıl olurda hatırlıyor olabilir. “Beni burda zorla tutuyorsun hatırladın mı. Bu neden ile benim için bir seçenek bile değilsin.” Sinirlenmiştim bunu etkisi ile kaşlarım çatıldı. O ise istifini hiç bozmadı. Resmen ütümde yatıyordu beni rahtsız etmesi gerektiğini hissettim. Ama etmedi sanki vücutlarımız puzzle ın iki parçası gibi uyumluydu. Hışım la tekrar itim resmen ayılmıştım artık. “Şimdi çık odamdan. ” Tekrar güldü o an kafasında ne gibi düşünceler olduğunu görmek isterdim. Yada buna dair ipuçlarım olmasını isterdim. Elleri yüzüme çıktı yanaklarımı tüy gibi bir dokunuş ile okşadı. “Burası benim evim istediğim odada durudum. Burayı fazla sahiplendin sanik. Aslında bu hoşuma gitti. “ Sinir ile pozisyonumuzu tersine çevirdim ellerim boğazında doladım. O an gözlerimden alev çıktığını yemin ede bilirim. Bu hamlem onu daha da keyiflendirdi. Boğazında olan ellerimi hiç umursamadı. Elleri üst baldırlarıma yerleştirdi. Yavaş dokunuşlar ile okşamaya başladı. Gözleri gözlerime kitlenip meydan okumaya başladı. “ Demek üste olayı seviyorsun bana uyar yönlendir beni.” O an altında sertleşen şeyi hissettim. Bu his bana istemediğim derine göndüğüm hatıraları günüyüzüne çıkardı. Kafamda dehşet çığlıkları koptu. Üzerinden benden beklenmeyecek seviyede sakin bir hamle ile kalktım. Gözlerimde dehşete düştüğünün izleri vardı ve o bunu gördü. Hızlı bir kaç adımda tuvalete girip kapıyı kitledim. Kapının arkasında yere doğru yavaşça kaydım. Sinir ve daha önceki anılarım üstüme gelmeye başladı. Gözümden bir yaş damladı önce sonra bir tane daha sonra durmadılar zaten. Ses çıkarmamak için kolumu ısırdım. Kapının arkasından karanın sesini duydum. “ Hey seni incittim mi. Üzgünüm bu tarz konuları umursadığını düşünmedim. Bak cidden üzgünüm sen istemeden hiç bir şey olmaz tamam mı. “ O an perişan bir ses ile bağrıdım. “Siktir git başımdan.” Sonra tek duyduğum ses kapının kapatılmasıydı. Orada öyle ne kadar zaman durdum bilmiyorum. ••• Karan İçtiğimiz yerde öyle oturmaya başladım. Simraya kafam takılmıştı içkinin de etkisi ile biraz uğraşmak istemiştim. Benden bu kadar rahatsız olucağını tahmin edememiştim. Kendi de demişti eğlenmeyi severim diye. Bu da rahat olduğunu düşündürtmüştü bana. Sonra her dokunuşta gerilen bedeni geldi aklıma yalan söylüyor olabilir mi. Resmen kim dokunursa dokunsun vücudu panikliyor gibiydi. Bunu ya yumruk atarak gizliyor yada kaskatı kesilip donuyordu. Böyle bir konuda neden yalan söylesin ki. Belkide bizden korkuyordu ama belli etmek istemedi. Buda bir olasılıktı ama korksaydı yanımda bu kadar rahat da davranmazdı. Ayrıca kendini korumayıda biliyordu. Atığı yumruklar gayet başarılıydı cenke bile sağlam bir kaç tane geçirmişti. Gözlerim sürekli camına gidip duruyordu. Ordan çıktığımdan beğeni ışığı sönmemişti. İkinci şişeyi açtığımda camdan çıkan yüzünü gördüm. Kızaran yüzünü buradan bile göre biliyordum uzağa bakıyordu. Alt katın ve bahçenin ışıkları kapalıydı yani bu tarafa baksa bile beni göremezdi. Bir süre sonra gözleri aşağı kaydı taradı bir şeyler aradı. Aradığı şeyi göremedi tekrar yukarıya baktı. O tekrar içeri girene kadar oturdum o dışarıyı izledi bende onu. Her bakışımda daha ilgi çekici olmaya başladı. Benden tiksinişini ve dehşete düşen gözlerini her düşündüğümdeyse kendime kızıyordum. Ona biraz alan tanımaya karar verdim. Bende bu sırada gizemli genç ile görüşecektim. Belki bazı sorularımı cevapları onda olabilir. Hem onun sorgularken kibar davranmam da pek geremicekti. Buda bana daha çok bilgi ile dönüş anlamına geliyordu. Kara kediyi halla bulamamıştım, ama yeni bir cinayet te olmadı. Acaba onu mu arıyordu belkide gerçekten sevgilisiydi. Onu öpmem aldatma olarak algılayıp korkutup kaçırmıştı. Öyle olsa bile niye her erkeğin dokunuşundan tedirgin oluyordu. Gerçi sevgilisinin bir insan niye cinayet yerine götürür. Bu sorular durmadan kafamı karıştırıp duruyordu. Simra bir şeyler biliyor ama bir nedenden söylemek istemiyordu. O nedeni öğrenmek için onun dışındaki cevaplara bakmam gerektiğini yakın zamanda fark ettim. Simranın odasını önünden geçerken kildini açtım geceden sonra hava almaya ihtiyacı olmalıydı. Bahçede dolaşıp nefes alabilirdi bu hem de ona biraz özgürlük sağlardı.Belki buraya alışır ve bana açılması kolaylaşırdı. ••• Sabah olduğunda çok az uyku ile güne başlamıştım. En fazla 2 saat uyuya bilmiştim. İşe gitmeden önce Nilay hanıma Simranın evde geze bileceğini kapısın kitlenmesi gerektiğini bilgisini vermiştim. Korumalarıda nolur ne olmaz diye iki katına çıkardım. Kaçması şuan en son isteyeceğim şeydi. Barlarımdan birinde ofisimde oturup gelir gider tablacılarını inceliyordum. Karnının çalması ile “Gel “ diye seslendim. Cenki gördüğüm anda dikkatimi ona verdim. Cenk baş hareketi ile selam verdi. “Patron rahatsız ediyorum özür dilerim ama hemen öğrenmek istiyeceğini düşündüğüm bir haber ile geldim. Şu simra ile bağlantılı adamı bulduk adam depolardan birinde şuan. Konuşturmaya çalışıyoruz.” Olumlu anlamda başımı salladım yüzümü sıvazladım. “Peki konuştumu bize işe yarar bir bilgi verdi mi?” Cenki yüzü düştü olumsuz anlamda başını salladı. “Hayır patron daha hiç bir şey demedi. Biraz araştırmadan sonra küçük bir erkek kardeşi olduğunu öğrendik. Evlad edinmiş belki onu kullanarak sıkıştıra biliriz.” Küçük bir çocuğa zarar vermek bana göre değildi. Ama belki tehdit ile bir şeyler öğrenme şansı için kullana bilirdim. “Tamam ama çocuğa hiçbir şekilde zara verilmeyecek. Eğer o çocuğun kılına bile zara verirsen seni yakarım anladın mı.” Başını önece olumlu anlamda salladı. Saygı ile selam verip eğildi ve o dadan çıktı. ••• Arabadan inip otoparktan korumalara talimat vermek için ön kapıya doğru yürürken Simranın sesini duydum. Sesin geldiği yöne doğru adımladım. Gördüğüm şey karşısında sinir resmen beynime ateşlendi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE