Söz verdiğimiz gibi bugün Fırat'larda Galatasaray maçı izleyecektik. Ben, Ezgi ve İrem her ne kadar istemesek de gün boyunca Özge, Fırat, Furkan, Yağız ve Uğur başımızın etini sağolsunlar yemişlerdi. Çalan zille birlikte herkes kalkıp sınıftan çıkarken biz yavaş yavaş hareket ediyorduk. Bugün kendi evimize değil, Fırat'lara gidiyorduk. Bunun için ayrıca çok heyecanlıydım. Defterimi ve kitabımı çantaya atıp ayağa kalkarken kızlar da aynısını yaptı. Biraz sonra sınıfa bizimkiler girmişti. Herkes sevdiceğinin yanına giderken gözüm sadece bana bakıp içten gülen Fırat'taydı. Bana zorla Galatasaray maçı izletmek hoşuna gidiyor olmalıydı. "Niye gülüyorsun?" dedim yanına suratsız bir ifadeyle giderken. "Hiç. Canım gülmek istedi." diye yanıtladı beni. "Maç saat kaçta başlıyor?" "Yedide."

