Telefon Görüşmesi

564 Kelimeler
"Komiserim içeriden telefon ediyorlar." Telaşla elini yanında duran adamın omuzuna koydu kulaklığını takarken. "Kaydedildiğinden emin olun."  diye fısıldadı son kez etrafı incelerken. "Merhabalar.." "Merhaba, şanssız Hallowen katili." "Bakıyorum da isim bile takmışsınız. Hızlısın komiser." "Ne yazık ki senin için aynı şeyi diyemeyeceğim çünkü bankayı soymakta biraz geciktin." "Beni sinir edeceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Şimdi beni iyi dinleyin. Bu akşam her şey bitecek ve herkes olması gereken yerde olacak. Sakın içeri girme gibi bir yanlışa kapılma çünkü yalnız değilim ve her an herkes zarar görebilir. Son akşam yemeğimizi yiyerek bu işi burada bitireceğiz. Yemekler sıcak olsun keyfimizin kaçmasını istemezsiniz. Öpüyorum.." Telefon hattı kesilince bütün gözlerde şaşkınlık okunuyordu. "Bu adam soyulmuş bankadan daha ne istiyor?" Micheal cevap beklercesine amirine baktı. "Sorun da burada Micheal, derdi sadece para değil. Ya da para hiç değil." --- "Ne yani şimdi soygunu ziyafeyle tamamlayıp evlerimize mi dağılacağız? Bütün mesele bu mu şimdi? Sophia aksini söylemesi için adeta maskeliye yalvaran gözlerle bakıyordu. "Bu pisliği pişman etmeyecek miyiz? Bizi salak yerine koymasına göz mü yumacağız?" "Sophia şimdi sırası değil." Veronica işlerin ters gittiğini anladığında korkuyla iş arkadaşını geri çekti. Maskeli rehinelere döndü. "Ziyafetin tadını çıkarın derim çünkü yapılacak işlerimiz çok." diyerek onların arasından geçti. Müşteri rehinelerinin arasından ellili yaşlarında bir kadın elini kaldırdı.  "Pardon, bakar mısınız?" , "şey benim laktoza karşı alerjim var da. Balık ürünleri ve fast food da sevmem. Benim için uygun bir yemek istiyorum. Unutmadan şu anda diyetteyim." dedi eliyle saçını düzelterek. Maskeli hafif önünde eğilerek karanlık gözlerini onunkilere dikti. "Antimon sever misin peki?" Sorduğu soru kadını şaşırtmış olacak ki bir süre cevap vermedi. Diğer taraftan olayı dikkatle inceleyen Ned sohbete karıştı. "Yani diyor ki, kurşun yer misin?"   (*antimon-Dayanıklı kurşun elde etmek için en çok yararlanılan elementlerden biri de antimon elementidir)  "Ha," kadın ne demek istediğini anlamış olacak ki yutkundu sessizce. Maskeli yeterince açıklayıcı olmuştu. "Yemekleri almak ve diğer söylenilenleri yerine getirmek için iki kişi seçilecek aranızdan." "Bence sıra oluşmalı çünkü ölüm tehlikesi altında adrenalin yaşanacak şunun şurasında. Üstelik ücretsiz..." Ron alayla yaptığı şakaya gülerken etraftaki sessizliğin onun aleyhine olduğu anlaması uzun sürmemişti. "O zaman seni bu adrenalinden mahrum etmeyelim. Ne dersin?" Kaşlarını çatarak boğazını temizledi çığlık maskesiyle bakıştığı zaman. "Şey, yedekte beklemeyi tercih ederim." Yüzüne yaydığı samimi olmayan gülümsemeni gören Sophia gözlerini devirdi. "Ben gönüllüyüm. Ne yapmam gerekiyorsa lütfen söyeleyin." Kasaların olduğu yerden elinde poşetle dönen Veronica onları zemine bıraktı. "Bunları giyineceksiniz ilk önce."  Veronica'nın uzattığı siyah elbiseye ve maskeye baktı. Şu anda içerini soyan kişiyle pişte olacaktı. "Vay canına, bunu yaptığıma inanamıyorum." dedi gülümseyerek maskesini kafasından geçirmeye çalıştığında. Maskeli, polislerin dediği gibi Hallowen katili ona yaklaşarak maskesini kafasından geçirmesine yardımcı oldu. Cesur olduğu her halinden ortada olan bu kadının anı yaşamasına fazlasıyla şaşırıyordu. Muhtemelen buradan atılacaktı ve belki de hayatının sonuna kadar iş bulamayacaktı yaptığı sorumsuzluklar yüzünden. Ama o anın tadını çıkarabiliyordu. Ona fazlasıyla bakmış olduğunu farketti ki telaşla geriye adımladı. "İki kişi olmanız gerekecek. Ama geri dönmenizi garantilememiz gerekiyor." Bakışları personel rehinelerin arasına kaydı. "Oliver miydin sen?" diye sordu hafif ona yaklaşarak. Tereddütle kafasını salladı yanındaki karısına bakarak.  "Güzel, karını tekrar görmek istiyorsan emirleri uygulayıp geri dönersin." Dedi diğer siyah elbiseyi onun üzerine fırlatırken. "Ya da fırsatı değerlendirip buradan çıktıktan sonra bir daha geri dönmezsin." Kalabalığın arasında olaya karışan Ned'in yorumu üzerine kıkırdamalar duyuldu. Elisabeth ters ters ona baksa da yüzündeki endişe kaydadeğerdi. "O gidemez, onu gönderemezsiniz/" Telaşla ayağa kalkarak üzerini giyinen kocasını durdurdu. "Sebep?" Maskeli merakla ona döndürdü vücudunu. Acaba burada başka ne entrikalar dolaşıyordu? ---
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE