"Bırak onu, konuşabiliriz." "Konuşması gereken tek kişi sizsiniz, bayım." diye dümdüz bir sesle mimik oynatmadan konuşarak yüzüne bakarken, Zerter'ın olduğu yerde iyice gerildiğini fark etmiştim. Ancak bir süre gergin ve ne yapacağını bilemez bir halde bana bakarken, bıçağı boynuma iyice bastırarak kanın ince kırmızı bir çizgi halinde boynumdan kıyafetimin yakasına doğru bir yol çizmesine izin vermiştim. Bunu yapmamla birlikte ise Zerter "Tamam!" diyerek sesini yükselterek cevap vermişti. "Tamam, diğerlerine zarar vermeyeceğim! Şimdi bırak o elindekini!" O sırada, tüylerimi diken diken edercesine yankılanan silah sesiyle birlikte nefesim kesilmiş ve bakışlarım, arabanın ön koltuğunda oturan Defne teyzeye ve göğsünün tam ortasında giderek büyümeye başlayan kırmızı lekeye çevrilmişti. Dah

