KAÇMA ARTIK

1076 Kelimeler
James evin karanlıklar içinde ki haline bakarak hoşnutsuzlukla başını salladı. Hala mı Brayden diye sorarak büyük çalışma odasında ki pencerelerin yanına gitti. Eliyle perdeye dokunacakken Brayden'in açma diye bağıran sesiyle başını eğerek elini geri çekti. Dostum neyden kaçıyorsan kaçma artık diye fısıldarken arkadaşına doğru yürümeye başladı. Brayden'in gözlerinden acı dolu bir parıltı geçerken kendimden diye düşündü. Yolcu ettiği dostunun arkasından kıpırdamadan bakakalırken etrafında ki kişileri tek tek uzaklaştırmanın onlar için daha iyi olduğunu düşünüyordu.. Avery çalışma odasının önünden geçerken kapının yavaş bir şekilde açıldığını farkederek duraksadı. Dün geceden sonra Brayden ile nasıl konuşması gerektiğini henüz düşünmemişti ve şu an hazırlıksız yakalanmış olduğu için tereddüte kapılmıştı. İçeriden çıkan kişiyle derin bir nefes verirken yabancı adamla bakışları kesişti. James kapıyı kapattığı sırada duraksayarak merdivenlerin alt basamağında ki kıza baktı. Sen de kimsin yoksa çalışanlardan biri mi derken aslında kızın hizmetçilerle alakası dahi olmadığını biliyordu. Bakımlı ve parlak bir ten rengi James'in kızın hizmetçi olmadığını anlamasına yetmişti. Sanırım değilsin diye mırıldandı. Hayır efendim ben Lord Brayden'in kısa süreli misafiriyim. Misafir mi ? Anlamadım . Kusura bakma Brayden peki misafirperver bir adam değildir. James şaşkınlığını gizlemeye çalışarak ilginç bulduğu durumla ilgili sormaya devam etti. Böyle bir kızın ne tür bir misafir olduğunu merak etmişti. Avery buraya nasıl geldiğini açıklamak istemese de evinde kaldığı bu insana ve onun arkadaşına yalan söylemek istemiyordu. Kısa bir cevap vererek geçiştirmeye çalıştı. Yüzerken kayaya çarpmışım efendim dalgalar yüzünden sanırım, sonrasında Lord Brayden bulmuş beni dedikten sonra merdivenin son basamağını da inerek ellerini elbisesinin önünde birleştirdi. Peki madem, memnun oldum tanıştığıma diyen James kızın adını bilmediğini farkederek duraksadı. Avery durumu anlamış olacak ki Avery Genesis Eglantine efendim diyerek adını söyledikten sonra ben artık gideyim efendim Lord Brayden gözünün önünde bulunmamdan pek hoşlanmıyor diyerek gülümsedi. James kızın ne demek istediğini anlayarak öyle göründüğüne bakma aslında onun bize ihtiyacı var dedikten sonra kıza baktı. Yanlış anlayıp anlamadığını tarttıktan sonra yani insanlara diye devam etti. Bu yalnızlığından kurtulması gerekiyor dedikten sonra bakışları kızın arkasında bir yere daldı. Avery aynı hüznü Brayden'in arkadaşının da gözlerin de görerek merakımı mazur görürseniz efendim Lord Brayden neden insan içine çıkmıyor, yani söylediğiniz kadarı ile anladığım bu. Neden yalnızlığı kendisine dost ediniyor diye sordu. James bakışlarını tekrar kıza çevirirken üzgünüm Leydi Avery ama anlatması gereken ben değilim dedi. Brayden size anlatacaktır duraksadı eğer kalbine giren bir yol bulur ve arkadaşlığını kazanırsanız size kendisini açacaktır dedi. Bu dediğiniz çok zor efendim. Kendisi benimle iki kelimeden fazla konuşmuyor ayrıca çok da kaba, özellikle bana karşı. James gülümseyerek genç kıza baktı. Eskiden brayden böyle biri değildi Avery, hayatında tanıyabileceğin en kibar ve en ince ruhlu adamdı. Neyse dediğim gibi daha fazlasını söyleyemem. Arkadaşlığını kazan Avery, o zaman sana kendisini açacaktır. James bunları söyledikten sonra uşağın açtığı kapıdan çıkarak kendisini bekleyen at arabasına bindi. Kıza söylediği sözleri arkadaşının iyiliğini düşünerek söylemişti. Genç kızı gördüğü an gözlerinde ki saf parıltıyı farkederek o gözlerin içinde iyilik barındırdığını anlamıştı. Brayden'in ihtiyacı olan şey saf sevgi diye düşünerek kıza arkadaşının dostluğunu kazanması için söylemde bulunmuştu. Şimdilik amacı brayden'in kendi dışında başka birisine kendisini açmasıydı. Dünyaya kapılarını kapatmış olan dostu için hala kendisini suçlarken tedavi için gittikleri şifacı kadının söylediklerini de anımsayarak belki dedikleri doğrudur diye kızı göz önünde bulundurmuştu. Şimdi arabasında giderken arabacıya biraz daha hızlı olmasını söyledi. Evine vardığı zaman karısı Olivia ile konuşacak ve ona daha demin yaşananlardan bahsedecek ve hala bir umutları olduğunu söyleyecekti. Karısının da aynı kendisi gibi üzüldüğünü ve Brayden'in dışarıya karşı göstereceği herhangi bir harekette mutlu olacağını biliyordu. Avery Lordun arkasından mutfağa yönelerek evde ki tek kız olan hizmetçiden bir bardak süt istedi. Elinde bardağı tekrar odasına yöneldiğinde ise daha merdivenlere varamadan gördüğü bedenle olduğu yerde aniden durarak etrafına bakındı. Tanrım şimdi mi yani, hem de elimde bir bardak sütle diye düşünerek bardağı koyacak yer aradı. Brayden ile burada karşılaşmak istememişti. Dün gece adamın söylediklerinden sonra karşısına çıkmak istemiyordu. Ortalarda çok fazla görünmemesi gerekiyordu. Brayden çalışma odasından çıkmış ve kızı görmeyerek merdivenlere doğru yönelmişti. Derin bir nefes alarak bardağı sıkıca tuttu. Merdivenlere yöneldi. Aklından geçen düşünceler ile aynı evin içinde nasıl sürekli ona görünmeden durabilirim ki diye düşündü. Dün gece yemek yedikleri sırada Brayden aniden kendisine gitmekte özgürsün demişti. Avery bunun nedenini adamın yalnız kalmak istemesine bağlıyordu. Ve içi sevginin saf haliyle dolup taşan kız kendisini kayalara çarpmış bir şekilde baygın yatarken bulan, evine getiren ve iyileştiren adama karşılığını onu bu yalnızlıktan kurtararak ödeyebileceğini düşünmüştü. İçi gitmeye el vermemiş ve eliyle önüne düşen saçlarını düzelttikten sonra başını dikleştirmiş peki ya gitmek istemiyorsam diye sormuştu...Size nerede yaşadığımı ya da nereden geldiğimi hala söylemedim..Neden gitmeme izin veriyorsunuz ? .. diyerek eklemiş ve adamın kendisini bir bahane olmadan göndermemesi için kışkırtmaya çalışmıştı. Bu sözlerin ardından Brayden kendisine dönmüş ve gitmek için yalvarırken bir anda kalmak istediğini söylüyorsun. Nedenini sorgulamalı mıyım ? Diye cevap vermişti. Genç kız bir kaç saniye duraksadıktan sonra Brayden'in gri gözlerini görmek isteyerek öne doğru yürüdü. Çünkü gidecek bir yerim yok diye cevap verdi. Brayden'in yüzü değişirken gidecek bir yerim yok derken? Uyandığın andan beri evine gitmek istiyorsun da şimdi aklından ne geçiyor diye sordu. İnanmadığı yüzünde ki ifadeden belli oluyordu. Avery bakışlarını yere eğerken konuşmaya devam etti. Burada kalmak istiyorsa ilk defa yalan söylemesi gerekecekti. Evet gidecek yerim yok bayım diyerek konuşmasını sürdürdü. Ailem öldü ve siz, siz beni bulduğunuzda ben hayatıma son vermeye çalışıyordum dedi. Ne yazık ki bunu bile başaramadım ve şimdi buradayım diyerek dolmuş gözlerini silmeye çalıştı. Gözlerinin dolması durumun gerçekliğinden değil hayatına yalanı sokmuş olmasından dolayıydı. Brayden elinde ki bardağıyla yemek masasına yaklaşarak bardağını masaya sertçe koydu. Amacı kızın dikkatini çekebilmekti. Başarmış olacak ki çıkan sesle Avery hızla başını kaldırarak adamın kendisini izleyen yüzüne baktı. Brayden kızın dolu dolu olmuş gözlerini görerek biraz da olsun kızın dediklerine inanamaya başlayarak kıyafetlerin diye sordu. Avery anlamayarak kıyafetlerim mi ? diye cevap verdi. Seni bulduğumda üzerinde kıyafetlerin yoktu Avery. Kıyafetlerine ne olduğunu soruyorum. Diyelim ki hayatına son vermek istedin fakat tanrının yanına kıyafetlerin olmadan gitmeyi de düşünmedin herhalde. Avery içine gelen gülme isteğini bastırırken tanrım tabiki de öyle bir niyetim yoktu sanırım suya düştüğümde elbisem kaymış olmalı diyerek cevap verdi. Brayden'in daha fazla sorgulamamasını umarak da hemen ekledi. Anlayacağınız ölmeme izin vermediğiniz için bayım sizin başınıza kaldım. Gidecek bir yerim yok ne yazık ki diyerek Brayden'in vereceği cevabı bekledi. Brayden kıza bir kaç saniye baktıktan sonra doğru söylediğine karar vererek gözüme görünmemen şartıyla .. diyerek cevap verdi. Genç kız bu evde boş boş oturarak sıkılacağını farkettiğinden evinizde hiç bir ücret ödemeden kalmak istemem bayım dedi. Ne yazık ki verecek parası yoktu Brayden kıza bakarak yanında paran olduğunu sanmıyorum nasıl ödemeyi düşünüyorsun diye cevap verdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE