MASKENİN ARDINDA Kİ ADAM

1521 Kelimeler
"Ancak her seyi kaybettikten sonra istediğimiz herhangi bir şeyi yapmakta serbestiz ! " Brayden isteksiz bir şekilde üzerine kıyafetini giydiği zaman James'in çağırdığı partiye gitmemek için sürekli bir bahane bulmaya çalışıyordu fakat aklına gelen her düşüncenin de saçma olduğuna karar vererek vazgeçiyordu. Nihayet saatler süren bir hazırlık sürecinden sonra ki bu hazırlık süreci kıyafeti değil kendisini bu duruma hazırlamasını kapsıyordu, nihayet bittiğinde aynada ki görüntüsüne baktı. Üzerine özel dikildiği belli olan takım elbisesiyle eskiden olduğu gibi görünürken yüzüne bakmamaya çalıştı. Siyah takım elbisesinin üzerine elinde bulunan yüzünün sadece sol tarafını kapatacak olan siyah maskesini yerleştirdi. Biraz farklı görünüyordu fakat yüzü insanlar tarafından kötü karşılanmayacaktı en azından ya da o öyle düşünüyordu.Derin bir nefes alarak korkularından kurtulmaya çalıştı.Kapıyı açarak odasından çıktı ve merdivenlere yöneldi. Ana hole vardığı zaman umarım Avery hazırdır diye düşünürken kızın merdivenlerden indiğini gördü. Merdiven tırabzanlarına tutan eli sertleşirken kızın ne kadar büyüleyici göründüğünü düşündü. Genç kız üzerine giydiği şeftali renginin açık tonunda ki taşlı elbiseyle göz doldururken güneş gibi parlayan sarı saçlarını dalgalar halinde onuzlarından aşağı bırakmıştı. Bahar havası gibi bir duygu evin içine dolarken genç kızın hiç bir takısı ve ya süsünün olmamasına rağmen tek güzelliğinin kendisinden kaynaklanması Brayden'in sebepsizce gözlerini alamamasını sağlarken kızın bir adım ilerisinde durduğunu görerek elini tırabzandan çekerek kıza uzattı. Boğazını hafifçe temizlerken gözlerinden belli belirsiz bir parıltı geçerek kıza çok değişik görünüyorsun dedi. Zor bir şekilde de olsa dudaklarından çıkan bu sözlere karşılık genç kızın yüzü düşerken yoksa kötü mü olmuşum diyerek Brayden'a baktı.Brayden yanlış anlaşıldığını farkederek hayır çok güzel görünüyorsun demek istedim diyerek gidelim mi diye ekledi. Partinin yapılacağı yere gitmek üzere birlikte kendilerini bekleyen at arabasına doğru yürüdüler. James karısıyla birlikte gelen misafirlerle muhabbet ederken gözler sürekli kapıdaydı. Arkadaşının gelip gelmeyeceğini merak ederken bakışlarının ve aklının sürekli kapıya kayması karısının da dikkatini çekmişti. Olivia kocasına aşkla bakarken geleceğine eminim james lütfen rahat ol diye mırıldandı. Kocasının yanağına ayaklarının ucunda hafifçe yükselerek öpücük kondurduğunda kendi bakışları da kapıya çevrildi. Sana geleceğini söylemiştim hayatım, fakat yanında ki kız beni kesinlikle şaşırttı diyerek kocasının kolundan tutarak o tarafa doğru yürümeye başladı. Teniyle harika uyumlu olan yumuşak turuncu renkli elbisenin içinde ki kızın kim olduğunu kesinlikle öğrenmeliydi. Olivia, Brayden'in koluna dostça dokunarak beni kırmayıp geleceğine emindim dedi. Seni o karanlık evinden çıkartmak çok zor değildi sanırım diyerek de farklı bir şekilde Avery'e baktı. Brayden'in tanıştırmasını bekliyordu. Kocası araya girerek ben geleceğini düşünmemiştim aslında diyerek gözlerinde ki sevinci saklamaya gerek duymayarak arkadaşına baktı. Hala geri dönebilirim derken Avery de birbirleriyle konuşan çifte bakıyordu.Brayden'in böyle güzel arkadaşlara sahip olması kızı mutlu etmişti. Lord James'in kolunda bulunan açık mor elbiseli kadının lordun karısı olduğunu düşündü. Birbirlerine çok yakışmalarının dışında kızın kendine has duru bir güzelliği ve kehribar rengi gözleri olduğunu görerek iç çekti. Bazıları gerçekten şanslı derken bunu iyi niyetle düşünmüştü. Kendisinin sadece sarı saçları ve mavi gözleri varken bunu sıradan olduğunu düşünmüş ve farklı olmanın güzel olduğunu farketmişti. Brayden genç kızı hala tanıştırmadığını farkederek Avery diyerek kıza baktı. Bakışlar kıza döndüğünde genç kız Avery Genesis Eglantine diyerek Olivia'ya gülümsedi. Olivia kıza gayet sıcak bir şekilde bakarak tanıştığıma memnun oldum daha önce hiç duymadım adını diyerek bakışlarını yavaşça Brayden'a çevirdi. Brayden gözleriyle James'in karısına aklından bile geçirme şeklinde bir bakış atarak hamile olduğunu sanıyordum Olivia dedi. kızın kendi aşk hayatına burnunu sokmamasını ve gidip hamileliğinin tadını çıkarması için bir uyarı şeklinde sözleri söylemişti. Büyük ışıklı salon gelen misafirlerle dolarken Brayden ışıkların fazlalığı altında daraldığını hissederek elini boynuna götürdü. Uzun zamandan sonra alışık olmadığı bir ortamın içinde bulunuyordu ve fazlasıyla gergindi. Kızın yanından yavaşça uzaklaşırken Jamesin anlayan bakışları arasından kendisini açık balkon kapısından serin havaya attı. Derin bir nefes alırken bu gecenin son olduğunu düşünerek kendisini rahatlatmaya çalıştı. Bir süre sonra nefesi düzene girdiğinde arkasını dönerek balkon duvarına yasladı. Gözleri yanında getirdiği genç kızı ararken onu bir grup kalabalığın arasında nazikçe gülümseyerek insanlarla konuşmaya çalıştığını gördü. Bir süre kızı izlerken onun bu ortama ne kadar hızlı ayak uydurduğunu düşünerek yüzü gölgelendi. İnsanların arasında saf ışığıyla parlarken bir kaç adamın ona beklenti dolu bir şekilde beğeniyle baktığını görerek kolunda ki damarların kasıldığını hissetti. Tekrar arkasını salona dönerken olan veya olacak olan şeylerin kendisini ilgilendirmemesi gerektiğini düşündü.. Avery etrafını saran kalabalığın içinde her soruya cevap vermeye çalışırken gözleriyle de Brayden'i arıyordu. Kesinlikle bu kalabalıktan ve insanların kendisine sorduklarından sıkılmış ve hayretler içinde kalarak Brayden'in evinin sessizliğine ve karanlığına sığınmak istemişti. Kendisi karanlığı sevmediğini düşünürken şu an bu yapmacıklığın arasından sıyrılmak için yapamayacağı şey yoktu sanki . Adını hatırlamadığı bir leydi kendisine saçlarınız için ne kullanıyorsunuz harika görünüyorlar derken Avery gülümseyerek özel bir şey kullanmıyorum diye cevap verdi. Bir başka kadın teninin parlaklığına övgüler yağdırırken genç kız aslında bütün amaçlarının Brayden hakkında bilgi almak ve bir kaç şey öğrenme olduklarını anlamıştı. Tahmin ettiği gibi sorular Brayden'a yönelirken genç kız soruları aslında pek bir birşey bilmiyorum diyerek elinden geldiğince yanıtlamamaya çalışıyordu. Baylardan birisi Lordun yüzünde ki maskenin sebebi ne ? Diye sorarken bir başka kadında Lord Brayden'in yüzünde ki yaranın çok çirkin göründüğünü duymuştum Leydim gerçektende öyle mi? Diye sormuş ve merakla kızdan gelecek cevapları beklemişlerdi. Avery insanların soruları karşısında gerçekten hayrete düşerken Leydi Olivia'nın veya kocasının kendisini bu durumun içinden kurtarması için bakınsa da etrafında göremeyerek önüne döndü. Neden bu kadar ilgilendiniz bilmiyorum fakat abartıldığı kadar kötü görünmüyor diye cevapladıktan sonra gözleriyle Brayden'i aradı. Sorusunu cevapladığı kadın yani gerçekten de kötü bir yara var derken Avery bu sefer savunmaya çalışır bir şekilde size Lordun yüzünün kötü görünmediğini söyledim diye çıkıştı. Bu çıkışına kendiside hayret etse de cevabını alan kadın susmuş ve gözleri büyüyerek kızın arkasında bir yere bakınmıştı. B-benim gitmem lazım dedikten sonra hızla ordan uzaklaştı. Avery kadının baktığı yere endişeyle gözlerini çevirdiğinde Brayden'in kendisine doğru yaklaştığını görerek gülümsemesi yüzüne yayıldı. Brayden diye heyecanla dudaklarını oynatarak adamın yanına gelmesini bekledi. Gitmemiz gerekiyor diyen adam kızı kalabalığın içinden alarak James ve Olivia'nın yanına doğru götürdü. Olivia yorulan ayaklarını dinlendirmek için bir sandalyeye oturmuştu ve james etrafta görünmüyordu. Yanlarına yaklaşan çifti gördüğünde yorgunluğunu unutarak Brayden'in yanında ki genç kıza baktı. Konuşmalarının ikinci saniyesinde kızın kötülükten uzak iyi bir insan olduğunu anlamıştı. Bu yüzden kıza sevecen bir şekilde yaklaşarak hayatım yanına gelemediğim için özür dilerim hamilelik beni çok yoruyor sanki diyerek kıza açıklamada bulundu. Avery gülümseyerek önemli değil derken kendi ayaklarının da sürekli ayakta dikilmekten sızladıklarını hissetti. Alışması uzun sürecekti belli ki bu duruma. Aklına gelen düşünceyle başını eğerken uzun zamandır Melonia ile görüşmediğini hatırladı. Bilge kadın Karina ile tekrar konuşacaktı. Nasıl unuttum diye düşünürken karaya çıkmasının üzerinden çoktan bir ay geçtiğini farketti. Brayden'in güçlü ellerini belinde hissederek başını kaldırıp adamım gözlerine baktı. Yüzünün yarısı bir maskeyle örtülmüş dahi olsa Brayden'i karanlığın dışında ilk defa gördüğünün farkında olarak adamın yüzünü inceledi. Gözlerinin gri olduğunu düşünürken aslında griyle bal renginin karışımı tanımlayamadığı ama çok beğendiği bir renk olduğunu farketti. Gözlerin diye mırıldanırken kafasını sallayarak söyleyeceği şeyden vazgeçti. Güçlü ellerin kendisini yönlendirmesine izin vererek yemek masasına doğru ilerledi.Yemek masasında geçen kısa bir süreden sonra herkes yavaşça giderken Brayden'da kızla birlikte arkadaşlarına veda ederek at arabasına yöneldi. Bu gece fazlasıyla uzun sürmüştü ve kendisini evinin sakinliğine atmak istiyordu. Gitmeden önce arkadaşlarına uzun bir süre görüşeceğimizi sanmıyorum demişti. At arabasında eve doğru ilerliyorlarken Avery düşüncelere dalmış bir şekilde pencereden dışarıyı izliyor ve şiddetle yağan yağmurun cama vurmasını dinliyordu. Bugün partide ki Brayden ile evde tanıdığı adamın farklı olduğunu düşündü. Arkadaşlarının yanında yüzü bazen gülüyor ve muhabbete katılıyordu. İnsanların yüzüne odaklanan bakışları yüzünden yemek masasında çok rahat olmadığını da ayrıca farketmişti. Bu yüzden bir an önce o masadan kalkarak eve dönmek istemişti kız. Brayden'a söylenen imalı sözler ya da anlamlı bakışlardan hoşlanmamıştı. Genç adam için zor olduğunu biliyordu. Sırf arkadaşını kırmamak için ve hamile karısını düşünerek buraya gelmişti. Eve vardıklarında araba sarsılarak durdu. Brayden arabadan kızdan önce indikten sonra kızın başının üzerine arabada bulunan şemsiyeyi açarak yağmurdan korumaya çalıştı. Eve doğru yürüyorlarken kız kaygan çamurda kayarak Brayden'in koluna tutundu. Tanrım çok kaygan diye fısıldarken adamın kendisini kucağına alması ile nefesini tuttu. Brayden ne yapıyorsun yürüyebilirim lütfen indir diye fısıldayarak başını brayden'a çevirdi. Şemsiyenin çoktan yeri boyladığını görebiliyordu ve şu an ikiside ıslanırken Brayden düşüp bir yerini kırmanı istemem diyerek kızla birlikte eve doğru yürümeye başladı. Avery ıslanan dudaklarını endişeyle ısırırken kendisi yüzünden bu durumda olduklarını düşünerek başını eğdi. Brayden bunu farkederek kıza baktı ve başını neden eğdiğini sormalı mıyım dedi. Genç kız bakışlarını kaldırırken hiç diye kısa bir cevap verdi. Bir an önce evin içine girebilmeyi diliyordu. Brayden aniden durarak Avery aklını meşgul eden ne diye sordu. Kızın düşünceli halinden hoşlanmamıştı. Avery yağmurun durmasıyla karanlık gökyüzüne baktı. Bugün ne kadar farklı olduğunu düşünüyordum dedi. O insanların yanında rahat olmayışın. Seni yargılayacaklarını düşünüyorsun diyerek kolunu kaldırdı. Eli brayden'in maskesine giderken yavaşça tuttuğu maskeyi Brayden'in yüzünden çekti. Bakışları ciddileşen Brayden yapma diye kıza fısıldarken bunun iyi bir fikir olmadığını düşündü. Kızın ne yapmaya çalıştığını biliyordu. Avery maskeyi kucağına koyarak Brayden'in gözlerine baktı. Maskenin ardında ki adamı tanımak istiyorum diye konuştu. Gerçekten gülmeyi bilen o adamı tanımak istiyorum diyerek elini Brayden'in yanağına koydu. Tuttuğu nefesiyle beklerken Brayden'in aniden kendisini bırakması ile sendeledi. Bu saçmalığa bir son ver diyen öfkeli adam eve doğru hızlıca yürürken kızın yanağında bıraktığı hissi görmezden gelmeye çalıştı. Genç kız Brayden'in arkasından üzüntüyle bakarken yere düşen kirlenmiş maskeyi eline aldı. Eliyle temizlediği siyah şeyi pelerinin arasına sokarak eve doğru yürümeye başladı. Yarın yeni birgündü ve ne getireceğini kimse bilemezdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE