Karan’ın güzelce düzenlenmiş ofisinde elleri, masasının kenarında şiddetle sıkılıydı. Haber başlığı gözlerinin önünde dönüp duruyor, zihnindeki huzursuzluk bir volkan gibi patlamaya hazırlanıyordu. Babasının uzun zamandır görmediği çehresi ve yanındaki kadının kibirli bakışı, sinirlerini hoplatıyordu, masanın üzerindeki kağıtları sert bir hareketle kenara itti. “Hangi oyunun peşindesiniz?” diye mırıldandı. Derin bir nefes aldı ve gömleğinin yakasını gevşetti. Kapıdan gelen hafif bir tıklama sesi düşüncelerini böldü. Asaf, içeri girdi. “Abi, şirkette toplantı başlamak üzere. Karan, ona sert bir bakış attı. “Toplantıyı sen yönet. Benim şu an yapmam gereken başka şeyler var.” Asaf, alınmış gibi kaşını kaldırdı. “Tamam da Abi, ben nasıl halledeyim bu durumu. Zaten millet sabırsız. Adamlar

