Asil ve Halil, sokağın karanlığında gölge gibi süzülerek arabanın yanına döndüler. Asil’in elleri titriyordu ama korkudan değil; o avludaki zılgıt seslerini, Kadir’in o sinsi gülüşünü ve Hazan’ın o ölü gibi bakan gözlerini beyninden silemediği için. Arabaya bindiler. "Gördün mü Halil?" dedi. "Gördün mü o itin nasıl sırıttığını? Kendi canını, öz kardeşini Murat Ağa’nın önüne attı da karşısında el pençe divan duruyor." Halil sadece "sakin ol" diyebildi. Asil, başını cama yaslayıp dışarıdaki silik ışıklara baktı. "Akıl bitti Halil. O yüzük o parmağa girdi ya, benim içimdeki bütün o sabır kilitleri kırıldı. Sessizce mecburiyetten ordan uzaklaştılar. Murat Ağa ve ailesi, kazandıkları zaferin gururuyla ayağa kalktıklar. Misafirler zılgıtlar ve Dualar eşliğinde uğurlanacaklardi. Kadir Ha

