"Anneeeee, anneeee sen de deeeeeel. Su çok düzeeeel." Babasının omuzlarına çıkmış kendisine seslenen Arya'yı şemsiye altında yattığı şezlongta izleyen Beste okuduğu kitabı Çağatağ'ın havlusunun üstüne bıraktı. Denizden çıkalı henüz on dakika bile olmamıştı. Arya kolluklarından aldığı cesaretle iki gün önce geldikleri Capri Adası'nda bıraksalar sabahtan akşama dek yüzecekti. Otele geçtikleri anda yerinden yurdundan edilmiş su kurbağası gibi hayatı ikisine de çekilmez kılıyordu. "Anneeeee! Bana bak. Dalıcaaaam." Arya'nın dalmaktan kastı Çağatay'ın ona öğrettiği gibi; burnunu bir eliyle sıkması, gözlerini ve ağzını sımsıkı, yüzü buruşana kadar yumması ve başını hafifçe suya batırıp saniyesinde çıkarmasıydı. "Bravo Arya. Aferin nefesim, aferin sesim." Kızını, dün onlara katılan annesi Be

