Karşılıklı dikildikleri odanın orta yerinde Çağatay'ın sorusu Beste'nin üzerinde toplanan endişe yüklü kara bulutları dağıtmaya yetti. Yüzüne yerleşen ve bir süre gitmeyeceğine emin olduğu gülümsemeyle adamın dünyasına güneş gibi doğdu. - Sen gerçekten benimle evlenmek istiyorsun. "Sen hâlâ orada mısın? Zıpçıktı ne demek ya? Küfür gibi mi?" - Sen hâlâ orada mısın? Zıpçıktı, hassiktirden daha fazla küfür değil. Babama bunu nasıl söylersin? "Seni çağırmaya geliyorum, tok sesli bir babanın basit sorusuyla yerin dibine geçiyorum. İnan bana o tek kelimelik küfürle kalmam mucizeydi." - Çok teşekkürler o zaman, bay ağzı hiç de bozuk olmayan er kişisi. "Kavga etmeyelim sevgilim. Bir kız isteme merasimi nasıl olur, bunu konuşalım bence." Beste güya duşa girecek, sonra da kokusuna bile mest o

