Beyaz Kefen

1141 Kelimeler

O gün, Diyarbakır'ın gökyüzü bile Nare'nin yasını tutar gibiydi; fazla parlak, acımasızca mavi. Konak, görkemli bir curcunaya bürünmüştü. Davulların, zurnaların sesi kulakları sağır ediyor, etrafa yayılan et ve pilav kokuları, bir bayram havası yaratıyordu. Fakir fukara, sıra sıra dizilmiş, Ağa'nın cömertliğinden nasipleniyordu. Herkes yiyor, içiyor, gülüyordu. Herkes, ama Nare hariç. Evde, son hazırlıklar yapılıyordu. Nare'nin o çocuksu, narin vücudu, ipek ve inciyle süslenmiş ağır bir gelinliğin altında kaybolmuştu. Yüzü, allanıp pullanmış, ama gözlerinin içi, bir ceset gibi bomboştu. Annesi Hatice, onu süslerken, her fırça darbesi, her tokayı takışı bir işkenceydi. Sanki kızını bir kurbanlık koyun gibi hazırlıyordu. Son bir kez odasına girdi. Küçük kız kardeşi Neslişah, ablasının eteği

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE