Mahmut Ağa, Diyarbakır’a döndüğünde ağır bir yükün omuzlarına çöktüğünü hissetti. Evine gelmiş olmanın rahatlığını bile yaşayamamıştı adam. Gece boyu, yan yana büyüdüğü, kader birliği ettiği en yakın arkadaşı Gaffur’a vereceği hesabın ağırlığı, içini kemiriyordu. Oğlu Şeref’in kızının sevdasına düştüğünü evlilik isteğini duyduğunda çok sevinmişti aslında. Yıllardır tanıdığı bildiği insanlarla dünür olacak olmanın rahatlığıyla dost sözü vererek Dicle'nin okulunu bitirir bitirmez evlendirelim dediği sözü tutamamıştı. Efe ile olan mecburi, namus içeren evlilik, Mahmut’u zora sokmuştu. Sokmuştu çünkü bir diğer namus meselesi canını sıkıyordu. Ağızdan çıkanlar senetsiz sepetsiz erkeğin namusuydu ve Mahmut, bu sözü yerine getirememiş olmanın ezikliğiyle arkadaşının karşısına çıkacaktı. Sa

