Bulutların üzerinde gezmek gibiydi, sevdiğine kavuşmak ayakların yere basmıyor. Gözün ondan başkasını görmüyordu. Aşk ve sevginin bu derece iyi hissettirdiğini bilmiyordu. Mihriban aşkın en tatlı haliyle karşılaşmış henüz acının en kötü tarafıyla tanışmamıştı. Bu yüzden kötü düşünceleri kenara iteklemiş üzerine toprak atmıştı. Mutfakta kızlarla kahve yaparken Dinçerin kahve fincanı ayrıydı. Damat fincanı özel olarak getirmişti kızlar 40 yıl düşünse aklına dahi gelmezdi. Fincanın ön kısmında kravat şekli vardı oldukça şık ve güzel görünüyordu doğrusu seve seve kahveyi yapıp hiç acımadan içine tuzu ve karabiberi boca etti. Eh seven sevdiğinin elinden zehir olsa içerdi ama değil mi bakalım Dinçer bey içecek miydi yoksa içmeden kenara mı koyacaktı. Kızlar Mihribana sırıtarak bakıyordu do

