“Fahriye Hala onu sürmesek olmaz mı?” dediğimde Fahriye Hala hala o korkutucu ifadeyle bana bakıyordu. Kuaförlerden nefret ediyorum, diye bir kez daha yineledim içimden. Her gelişimde canımı yakıyorlardı. Acımasız pislikler! Fahriye Hala'nın deyimiyle güzelleşiyorduk. Benim deyimimle işkence çekiyorduk. Kız bir fırça alıp tekrar üzerime eğildiğinde iç çekip elindeki allığı yüzüme sürmesine izin verdim. Saçlarımı kıvır kıvır yapmışlardı yüzümde bir sürü boya vardı. Hiç güzel hissetmiyordum kendimi. Aynada neye benzediğimi görmeme de izin vermemişlerdi. Saçlarım yapılırken Fahriye Hala bir süre dışarı çıkıp geri gelmişti. Onun işi daha kısa sürdüğü için elinde kahvesiyle oturup beni sözde güzelleştiren kıza talimatlar yağdırıyordu. Bacak bacak üstüne atmış arkasına yaslanmış bir dergi kar

