Geçitten geçer geçmez ne tür bir tuzağın beni beklediğine karşı hazırlıklı olarak etrafı incelesem de, beni karşılayan yegâne manzara kralın yatak odasından ibaretti. Ben ise rahat tavırlarla kralın ultra yumuşacık yatağına kendimi atarak Valerie'nin benimle ne konuşmak istediğini tahmin etmeye çalışmıştım ancak on iki senelik bir yokluğun ardından pek çok şeyin değişmiş olabileceğini ve olasılıkların asla tükenmek bilmeyeceğini fark ederek kaderine razı gelen bir kurbanlık koyun misali her şeyi akışına bırakmaya karar vermiştim. Aslına bakarsak, kıymetli beynimi böylesine basit bir şey için çalıştırmaya da üşeniyor olabilirdim. Her neyse.. Etrafıma baktığım zaman, odanın son ziyaretimden pek de farklı olmadığını fark ederek tüm ilgimi kaybetmiş gibi yeniden kendim yatağa salıvermiştim.

