Babalar ve Kızları 🥀

403 Kelimeler
Soğuk bir Anlara gününe uyanmıştım. Bu şehri hem seviyor hem de ürküyordum. Arka plan hep sisliydi. Giyinip okula gitmek için evden çıktım otobüse bindim kulağımda kulaklıkla okul yolunu tuttum. 3. Dersten çıktığımda artık ağlayacak gibiydim. Bu kadar zor bir bölümü neden tercih etmiştim ki ne vardı sanki. Delirmemek elde değil, terimler misal neydi enamel ay kafayı yiyeceğim nefeslenip kahve almak için kampüsün cafesine gittim. Cüzdanı açtığımda çok bir param kalmadığını görünce, arar akşam babamdan isterim diye geçirdim içimden. Neyse ki gün bitti eve geldim ve artık bizimkileri arayacaktım fakat utanıyordum. Utana sıkıla telefonu elime aldım Telefon elimdeydi, ama içimde bir ağırlık vardı. Numarayı çevirdim, tedirgindim. Bir kaç defa çaldı, sonra o tanıdık ses duyuldu. Ama alıştığım babamın sesi değildi bu; daha yorgun, daha kırılgandı. Nefes alışverişi bile kesik kesikti. “Asude” dedi, sesi titrek, kelimeleri zor çıkıyordu. “Babacığım,” dedim, yutkunduğumu fark ettim, “Nasılsın?” Uzun bir sessizlik oldu, o derin sessizlik… İçim parçalandı. Sonra babam ancak fısıldayabilir gibi, “İyiyim,” dedi, ama bu sözün ardındaki yorgunluk, acı kelimelerden daha fazlaydı. Bir şeyler ters gidiyordu. Ama ne olduğunu henüz anlayamamıştım. Babamın sesi içimi o denli titretirken para istemeye yüzüm olmadı.. “Asude bir şeye ihtiyacın var mı? Kızım” dedi babam, Canının sağlığı babacım dedim sesini duymak istemiştim aradım konuştum. İyisin ya daha ne isterim ki dedim. Babam bir süre sessiz kaldı İçli bir nefesin ardından çatallaşmış ağlamaklı sesiyle “Allah’a emanet ol kızım” dedi, neredeyse akmak üzere olan göz yaşımı elimle geri itip, sızlayan burnumu sıkıp, olabilecek en neşeli ses tonumla “sende babam” diyebildim. Telefon kapandıktan sonra bir süre konuşmayı hatırlayıp içime dolan huzursuzluğu atlatamadım.. Ne yapacaktım şimdi? Direkt Umay’ın kapısını çaldım. Yüzümdeki o karmaşık ifadeyi hemen fark etti. “Ne oldu, Asude?” dedi, sesi sakin ama dikkatli. Babamla konuştuğumu anlattım, sesim titriyordu. Dertlerimi, endişelerimi paylaştım. Bursumun henüz yatmadığını, artık bir iş bulmam gerektiğini söyledim. Umay beni dinledi, sonra “Biliyorum zor bir durum,” dedi. “Ama seni rahatlatacak bir şey söyleyeceğim.” “Ne?” diye merakla sordum. “Lüks bir restoran var burada, sahibiyle tanışıyoruz. Orada garsonluk yapabilirsin. Hem düzenli para kazanırsın, hem de ortamı iyi. Ben de biraz bildiğim için güveniyorum.” İçimde bir umut kıvılcımı yandı. “Gerçekten mi?” dedim. “Evet,” dedi gülümseyerek. “Denemelisin, Asude. Yalnız değilsin.” O an, hayatın zorlukları içinde küçük ama güçlü bir ışık görmüştüm. Umay’ın güveni, dostluğu bana cesaret verdi.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE