51. Bölüm: İki Yüzlü Kalbin İnce Çizgisi Nazlı, sabah ezanının ardından uyanmış, odasındaki ince tül perdeyi aralamıştı. Mardin’in taş evleri, hafif sisin içinden belli belirsiz görünüyordu. Gün yeni doğuyordu ama onun içinde geceden kalma bir ağırlık vardı. Elini, dün geceden beri dinmeyen kalp çarpıntısına götürdü. Bu konağa gelirken kendine verdiği sözü hatırladı: “Duygulanmak yok, acımak yok. Bu bir iş, bir görev. Ateş’i kendine bağlayacaksın, Mavi’yi unutturacaksın. Ne hissedersen hissedeceksin ama yüzüne yansıtmayacaksın.” Oysa şimdi… Dün gece Ateş’in gözlerinde gördüğü kırılganlık, Alişan’ın ona tutunurken mırıldandığı “Nazlı abla, gitme…” cümlesi, planın soğukluğuna hiç yakışmayan sıcak bir sızı bırakmıştı içinde. Yine de perdeyi kapatırken dudaklarının kenarında sert bir çizg

