Yeşim ellerine bağlı ipleri açmak için uğraşıyordu. İçinde olduğu oda penceresiz, küçük ve boştu. Kullanabileceği bir malzeme de yoktu. Duvarda sıvası dökülmüş yerler vardı. İşe yaramasını umarak ipi sürtmeye başladı. İplerle beraber sürtünen ellerinde yaralar açılıyordu ama acıya dayanıp devam etti. Uzun sürse de ipler yavaşça inceldi ve sonunda tamamen koptu. Kan akan bileklerini ovdu. Kapının kilidini duyduğu an ellerini arkasında birleştirip oturduğu yerde duvara dayanarak ellerinden kalan kan izlerini örttü ve gözlerini kapattı. ‘’Uyan!’’ Sesle birlikte uykudan yeni uyanıyormuş gibi gözlerini yavaşça açtı. Önüne konan tabağa baktı. İçinde sadece bir sandviç vardı. Adam yere diz çöküp sandviçi ağzına uzattığında ‘’Aç değilim.’’ dedi. ‘’Aç mısın diye sormadım. Ye hadi.’’ Cevap verm

