Ayakları ıslak kuma bulanmıştı. El ele yürürken Şirin kocasına takılmaya devam ediyordu. ‘’Sen biraz kılıbık mısın? Boşanalım diyorum tamam diyorsun boşanmayalım diyorum tamam diyorsun. Ne söylesem kabul ediyorsun.’’ Ayberk elini tutmayı bırakıp kolunu omzuna sardı. Kendine çektiğinde kaslı bedene dayanmıştı. ‘’Sen ne demiştin; Erkek dediğin her zaman son sözü söyler o da tamam karıcığımdır. İşte ben de buna uyuyorum.’’ ‘’Öyle demiştim değil mi?’’ dedi gülerek. Sahilden ayrılıp arabanın yanına döndüklerinde Ayberk bir şişe suyu karısına uzattı. ‘’Ayaklarını yıkamadan arabaya binemezsin.’’ Şirin oflayarak şişeyi aldı ve ayağında kumsaldan kalan kumları temizledi. ‘’Merak ediyorum bir uçurum kenarında beni ve arabanı sallandırsalar hangimizi kurtarırsın.’’ Ayberk ayaklarındaki kumlarda

