Ayberk otuz aile ile görüşmelere devam eden adamlarının gönderdiği son raporları dinliyordu. Anlaşan aileler vardı ama korkup kabul etmeyen daha çoktu. İstediği sayıya ulaşamadan da harekete geçemezdi. ‘’Görüşmelere devam etsinler. Daha fazlasına ihtiyacım var.’’ dediğinde Korkut başıyla onayladı. Eve geldiğinde saat geç olmuştu. Doğrudan odasına çıktı. Karısı yatağın üzerine oturmuş telefondan görüntülü görüşme yapıyordu. ‘’Çok tatlı. Ben de gelip görmek istiyorum.’’ dediğinde telefonun diğer tarafından annesinin sesi yükseldi. ‘’Atla uçağa gel. Şirin, çok güzel kokuyor. Yanakları da tombul tombul. Kardeşin maşallah dört buçuk kilo doğurdu minik Zeynep’i.’’ Şirin gülmeye başladı. ‘’Elifcik kocan iyi bakmış belli.’’ ‘’Aman abla dalga geçme.’’ dedi Elif. ‘’Ama keşke senin adını koyma

