Derin Göktaş Abimin öfkesini dindirmeye çalışan yengemi, Eray'ı ve Beste'yi izlerken ne yapacağımı bilemedim. Öylece olduğum yerde dikilmiş, benim için hazırlanan masayı izlemeye başladım. Az önce yaşadığım mutluluk neden şimdi bu kadar uzak geliyordu gözüme? İçimdeki öfke ve utanma hissi birbiriyle yarışırcasına yükselirken ellerimi yumruk yapıp sakin kalmaya çalıştım. Eğer şu an herhangi bir tepki verirsem ya da ağlarsam abim daha da delirirdi. "Derin." Koluma nazikçe dokunan elin sahibine döndüğümde Ayaz'ın mahcup grileri ile karşılaştım. "Ben çok özür dilerim. Doğum gününde böyle bir şey yaşamana dolaylı yoldan sebep olduğum için özür dilerim." Sözleri kalbimi sızlatırken dolmaya başlayan gözlerimi saklama gereği duymadım. İlk kez, korkmadan uzun uzun grilerine bakarken ne düşün

