Sıla Gençoğlu Bazı duygular vardır ki o duyguları söylemekte de, göstermekte de başarısız olabiliriz. Mustafa Kemal öyle bir anda, öyle bir yerimden vurmuştu ki beni sanki kanayan yaram daha da kanamaya başlamıştı. Kan kaybından ölecek kadar yorgun hissediyordum kendimi. Ellerim hafifçe titremeye başladığında o da bunu fark etmiş olmalı ki ellerimi avuçların arasına aldı ve hafifçe sıktı. “Sana ne demiştim hatırlıyorsun değil mi? Korkularının üzerine git. Babanı bulmaktan korkuyorsan, bunu gözlerinde görebiliyorum. Çünkü kaçtığın her şeyi dönüp dolaşıp bulacak seni.” Gözlerim hızla dolmaya başlarken verecek bir cevabımın olmamasına öfkeliydim. Ne ona bul diye biliyorum, ne de bulma. Çünkü büyük bir fırsatı geri tepecekmiş gibi hissediyordum. Öylesine çelişki dolu bir anının içerisinde

