Afşin, Çilem’le birlikte eve döndüğünde, kız çırpınıp kollarından sıyrılınca bir durdu. Çilem, “Açsana?” deyince elini ceplerinde dolaştırdı. Çilem, onu dikkatli bir şekilde izlerken “Anahtarlar mı yok?” diye sordu. Afşin, dudaklarını birbirine bastırdı. Serbest bıraktı. Sonra sakince “Sanki yok gibi…” diye mırıldandı. İkisi birkaç uzun saniye boyunca kapıya baktı, sonra birbirine… Çilem, içinden “Bunda da vardır bir hikmet,” diye geçirip duvara yaslandı. Afşin’in kapıyla uğraşmasını izledi. Ellerini kucağında birleştirdi. Sen çekil ben hallederim dememk için kendini kasarken sık sık sıkıldığını belli eden nefesler alıp veriyordu. Afşin, sonunda “Gündüz hallederim,” deyince tek kaşını kaldırdı. “Ne yapacağız?” diye sordu merakla. “Araba?” diye önerince gözlerini devirdi. Ben

