Hilal’den İkizler toplandı, annem ve babam gitti; yanımızda kayınvalidem Feride Hanım kalıyor. Kızlar bütün gün işleriyle uğraşıyor, zaten Umay’ın davası hepimizin gözetiminde. Yanına, çalışma odasına gittim. “Kız… savcı?” dedim kapıdan kafamı uzatırken. Başını bilgisayardan kaldırdı. “Sen miydin? Gelsene Hilal.” “Dava mı?” “Hayır… Rauf Cenan.” Kaşlarımı kaldırdım. “Ne olmuş?” “Geçen köklü bir araştırma yaptım. Adam buraya bir buçuk yıl önce gelmiş. Öncesinde de çok iyi işler çıkarmış gibi görünüyor. Burada da o geldikten sonra davalar çok hızlı sonuçlanmış.” “Hilal, bana burada sonuçlanan davaları detaylı bulabilir misin? Arşive ne zaman girmek istesem bir sorun var. Geçmiş davaları kurcalayamıyorum.” “O işi oldu bil. Atlas ve Arven uyanmadan geri dönerim.” dedim kalkarken. Eskid

