"Ben öyle bir" dedi ağlamaklı sesini düzelterek "seni ispiyonlayacağımı nasıl düşünürsün?" kızarmış yüzünü ve dolan kahverengi boncuk gibi gözleri cama döndü. Tibet bile şimdi Simya'ya hoş olmayan bir şekilde kaşlarını çatarak bakıyordu. Simya zümrüt yeşili gözlerini bu sefer Can'a dikti, kuledeki kendisiyle aynı düşünce de olduğuna inandığı kişiye. "Sen ne düşünüyorsun?" dedi sanki Can'ın da onun gibi düşündüğünü duymaya ihtiyacı varmış gibi bir sesle. Can her zamanki sakin ifadesinden çok uzak "Biliyorsun ben yardım edeceğimi söylemiştim. Ve Beliz" dedi cama yüzü dönük olan Beliz'e bakarak "Senin böyle bir şey yapmayacağını biliyoruz, yardım etmek istemiyorsun anlıyorum" Beliz belki Tibet'in vazgeçeceğini umar gibi yaşlarla dolmuş gözleriyle ona baktı ama Tibet çoktan kararını vermişti

