Gerçekten de kokteyl şişelerinin revirde olacağı kimsenin aklına gelmezdi, Profesör Arel'in aklı bambaşka çalışıyordu. Simya sessizce bir süre şişeleri dizen Tibet'e baktı, öyle güzel gülüyordu ki. Onu ne kadar çok sevdiğini düşündü. Tibet her daim yanındaydı, kavga da etseler, tartışsalar da Can gibi en ufak şeyde sırtını dönmüyordu. Eliyle omzuna vurdu. "Dostum senin kız arkadaşın falan yok mu? Niye benle gitmek istiyorsun?" dedi gülerek. "Kızılcık senden daha iyi kız arkadaşım mı var sanki. Tabi ki senle gideceğim" dedi Tibet "Sanırım sen benle gitmek istemiyorsun. Yoksa başka birinden mi teklif bekliyorsun?" "Hayır, kimseden teklif beklediğim yok. Hem kim benle gitmek istesin ki neticede kötü bir cadı olacağım mezun olduğumda." Tibet kızmıştı bu lafına. "Kötü cadıyla akrabasın diye

